<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>BAŞBUĞ TV &#187; kursad</title>
	<atom:link href="http://www.basbugtv.com/author/kursad/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.basbugtv.com</link>
	<description>Ülkücü Hareketin İnternet Televizyonu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Dec 2010 14:59:35 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Erdoğanı şimdide komutan yaptınız</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/video-izle/erdogani-simdide-komutan-yaptiniz/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/video-izle/erdogani-simdide-komutan-yaptiniz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 07:27:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçi mp3]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamiyle darbeci potansiyelmiş gibi algılanır hale geldiğini söyleyen MHP lideri Bahçeli, sultan ve padişah yapılan Erdoğanın şimdi de komutan yapıldıgını belirtti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &#8221;Terörle mücadelenin zirvede olduğu bir dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerini bütünüyle darbeci bir potansiyelmiş gibi algılayıp karalamaya, aşağılamaya ve onun yönetimini, komuta heyetini zafiyete uğratmaya kimsenin hakkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/devlet-bahceli22kayseri.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-65" title="devlet-bahceli22kayseri" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/devlet-bahceli22kayseri-300x240.jpg" alt="" width="300" height="240" /></a>Türk Silahlı Kuvvetlerinin tamamiyle darbeci  potansiyelmiş gibi algılanır hale geldiğini söyleyen MHP lideri Bahçeli,  sultan ve padişah yapılan Erdoğanın şimdi de komutan yapıldıgını  belirtti.</div>
<div id="news_content">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, &#8221;Terörle mücadelenin zirvede olduğu  bir dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerini bütünüyle darbeci bir  potansiyelmiş gibi algılayıp karalamaya, aşağılamaya ve onun yönetimini,  komuta heyetini zafiyete uğratmaya kimsenin hakkı yoktur&#8221; dedi.</p>
<div>Bahçeli,  Kayseri&#8217;nin Bünyan ilçesinde vatandaşlara hitaben yaptığı konuşmada, 12  Eylül 2010 günü yapılacak anayasa değişikliğine ilişkin halk  oylamasının, Türkiye&#8217;nin geleceği açısından önemli bir kilometre taşı  olacağını söyledi.</p>
<p>Referandumun yüksek katılıma ihtiyaç duyduğunu  vurgulayan Bahçeli, herkesin sandık başına giderek Anayasa değişikliği  üzerinde net tercihlerini ortaya koymalarında ülke için yarar olduğunu  anlattı.<span id="more-64"></span></p>
<p>Buradan çıkacak sonucun millet iradesini yansıtacağına  dikkati çeken Bahçeli, &#8221;Millet iradesine herkes saygı duymak  mecburiyetindedir. Bu iradenin belirlenmesi ne kadar yüksek katılımla  olur ve tercihler ne kadar net anlaşılabilir durumda olursa, ülkemizin  birikmiş sorunlarının çözümü, demokrasi kültürünün gelişimi çok daha iyi  olur&#8221; dedi.</p>
<p>Siyasi bir kurum olarak Milliyetçi Hareket  Partisi&#8217;nin, Anayasa değişikliğine nasıl baktığını anlatmak zorunda  olduğunu ifade eden Bahçeli, şöyle devam etti:<strong>[private]</strong></p>
<p>&#8221;Sadece bizi  dinlemekle kalmayın, herkesi dinleyin, hangisi dayatma, hangisi inat,  hangisi yanlış bilgi, hangisi doğru, hangisi geleceğinizi aydınlatır,  hangisi geleceğinizi karartır, bunları seçmek durumundasınız. Yoksa kuru  kuruya konuşarak, sözde demokrat geçinerek, sivil darbe hevesine  bürünerek bütün unsurları darbeci gibi göstermeye, terörle mücadelenin  zirvede olduğu bir dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerini bütünüyle darbeci  bir potansiyelmiş gibi algılayıp karalamaya, aşağılamaya ve onun  yönetimini, komuta heyetini zafiyete uğratmaya kimsenin hakkı yoktur.&#8221;<br />
Ülkede  bir Anayasa değişikliği yapılacaksa bunun uzlaşma zemininde hayata  geçirilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, &#8221;Bu Anayasa değişikliği  paketi, Türkiye&#8217;nin anayasası değildir. Bu, olsa olsa Recep Tayyip  Erdoğan&#8217;ın ve AKP&#8217;nin anayasası olarak sadece AKP milletvekillerinin  zorla alınmış iradeleriyle Meclisten güçlükle geçirilmiş bir Anayasa  paketidir. Şimdi de halk oylamasına sunuluyor. Ya kabul edeceksiniz ya  reddedeceksiniz&#8221; dedi.</p>
<p>TSK&#8217;NIN SIRTINI YERE GETİREN KOMUTAN YAPTINIZ</p>
<p>Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinde oyun oynanmaya çalışıldığını öne süren Bahçeli, şunları kaydetti:<br />
&#8221;Televizyona  çıkmış olan besleme düşünce adamlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine  saldırıları, bugün daha iyi anlam kazanıyor. Demek ki, eskiden beri bir  yol haritası çizilmiş. Terörle mücadeleyi zaafa uğratmak, &#8216;Terörle  mücadelede başarılı olamıyoruz, öyleyse verip kurtulalım&#8217; gibi önce  demokratik özerkliğe sonra da ülkeyi başka yanlışların içine  sürükleyecek bir ikileme giriyorlar. Bir tarafta darbeciler, bir tarafta  demokratlar.</p>
<p>Kim demokrat, Recep Tayyip Erdoğan. Neren senin  demokrat? Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta heyetiyle uğraşıyor. Aynen  Anayasa Mahkemesi&#8217;nin kuruluşuyla, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun  üyeleriyle uğraştığı gibi şimdi de Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta  heyetiyle uğraşıyor. Bazı gazeteler de yazıyor, &#8216;Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan kazandı&#8217;. Neyi kazandı, Türk Silahlı Kuvvetleri ile mücadeleyi  kazanan bir sivil komutan mı şimdi? Sultan yaptınız, padişah yaptınız,  şimdi de kalkıp, Türk Silahlı Kuvvetlerinin sırtını yere getiren komutan  yaptınız. Böyle saçmalık olur mu?&#8221;</p>
<p>Başbakan Recep Tayyip  Erdoğan&#8217;ı, bazı kişileri istismar etmekle suçlayan Bahçeli, &#8221;Ağabeyleri  ağlar, genel başkanları ağlarsa, AKP&#8217;nin genel kurulunda ağlama sel  gibi oluyor. Bunların böyle ağalayacağını bilseydim, kamyona kağıt  mendil doldurur, bunlara gönderirdim ki, gözyaşlarını silsinler&#8221; dedi.</p>
<p>Konuşmasından  önce Bünyan Belediye Başkanı Mehmet Özmen&#8217;i ziyaret eden Bahçeli,  kucağına aldığı 4 aylık Ayyüce Işık isimli bebeği sevdi. Başkan Özmen,  Bahçeli&#8217;ye, ilçeye özgü el dokuması halı hediye etti. Bahçeli, daha  sonra Ağırnas beldesine geçerek, belediye tarafından yaptırılan Atatürk  Büstü&#8217;nün açılışını gerçekleştirdi. MHP Genel Başkanı Bahçeli,  partisinin Kayseri İl Başkanlığı binası önünde de vatandaşlara hitap  etti.</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın, Milliyetçi Hareket Partililer için  &#8221;bunlar kafatasçı, bunlar ırkçı&#8221; dediğini ifade eden Bahçeli, &#8221;AKP  Genel Merkezi&#8217;nin üçüncü katında, sol tarafta dip odalarda, eski ülkücü  üretim merkezinde görüşmelerde bulunan kafatasçılara, ırkçılara  sesleniyorum, Başbakan&#8217;ın bu konuşmasını kabulleniyor musunuz? Öyleyse  bu iktidara &#8216;dur&#8217; demek, çeki düzen vermek lazım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Bahçeli,  MHP&#8217;nin referandumda &#8221;hayır&#8221; diyeceğini vurgulayarak, kalabalığa,  &#8221;Siz ne diyecek siniz?&#8221; diye sordu. Kalabalıktan &#8221;hayır&#8221; yanıtını  alan Bahçeli, &#8221;bir daha&#8221; diyerek, &#8221;hayır&#8221; cevabını tekrarlatıp,  konuşmasını tamamladı.</p>
</div>
</div>
<div><p><a href="http://www.basbugtv.com/video-izle/erdogani-simdide-komutan-yaptiniz/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p></div>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/video-izle/erdogani-simdide-komutan-yaptiniz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
<enclosure url="http://server2.mhp-tv.com/htmldocs/pseudo/26ef3cfa5ec24406407ac128514e9c6722bf832ecb31a912bbcb32597097997b83a2c2324fbfe9cf922f721257772ad1b5b318c357bb732927c58b58d6d36272/MHP_12_Eylul_2010_Referanduma_Hayir_Kampanyasi____Kayseri___Bunyan/video.flv" length="126863466" type="video/x-flv" />
		</item>
		<item>
		<title>Irak’ta nüfus sayımı öncesi tepkiler</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/turk-dunyasi/irak%e2%80%99ta-nufus-sayimi-oncesi-tepkiler/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/turk-dunyasi/irak%e2%80%99ta-nufus-sayimi-oncesi-tepkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Aug 2010 07:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/irak%e2%80%99ta-nufus-sayimi-oncesi-tepkiler.html</guid>
		<description><![CDATA[Irak’ta 24 Ekimde yapılacağı ilan edilen nüfus sayımına Kerkük’teki Türkmenler ve Araplar karşı çıktı. Kürtler ise nüfus sayımını destekliyor. Irak’ta 24 Ekimde yapılacağı ilan edilen nüfus sayımına, Kerkük kentinin nüfusun oluşturan etnik gruplar arasında yer alan Araplar ve Türkmenler karşı çıktı. Kerkük Vilayet Konseyindeki Türkmen Listesi grubunun üyesi Turhan El Müftü, Asvat El Irak haber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/kerkuk11111.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-61" title="kerkuk11111" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/kerkuk11111-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Irak’ta 24 Ekimde yapılacağı  ilan  edilen nüfus sayımına Kerkük’teki Türkmenler ve Araplar karşı  çıktı.  Kürtler ise nüfus sayımını destekliyor.</p>
<p>Irak’ta 24 Ekimde  yapılacağı ilan  edilen nüfus sayımına, Kerkük kentinin nüfusun oluşturan  etnik gruplar  arasında yer alan Araplar ve Türkmenler karşı çıktı.</p>
<p>Kerkük  Vilayet Konseyindeki Türkmen  Listesi grubunun üyesi Turhan El Müftü,  Asvat El Irak haber ajansına  dün yaptığı açıklamada, Irak’ta yapılacak  nüfus sayımına “bazı belli  etnik nedenlerden” değil, Irak halkının  çıkarları açısından karşı  olduklarını söyledi.</p>
<p>Müftü, “Hala nüfusa  ilaveler devam  ediyor ve sadece Kerkük’te değil, tüm Irak’ta demografik  oranlarda  beklenmeyen artışlar var. Bu soruna etnik yapılarla ilgili  kısımları da  eklediğinizde, bu Kerkük’ün sadece ihtilaflı olarak bilinen  bölgeler  çerçevesindeki bir problemi olmakla kalmaz, tüm Irak’ta da  daha fazla  ayrışmalara yol açabilir” diye konuştu.<span id="more-62"></span></p>
<p><strong>[private]</strong></p>
<p>Ajansa dün  açıklamada bulunan Kerkük  Vilayet Konseyi Arap grubunun üyesi Muhammed  Hıdır da, Kerkük’teki  Arapların da nüfus sayımına karşı çıktığını  belirterek, “Kerkük’te  nüfus sayımı karışık bir işlem olacaktır. Araplar  ve Türkmenler olarak,  çok sayıda ailenin yaşadığı vilayetin dışına  çıkmak zorunda kalmış  olması nedeniyle, şimdi yapılacak bir nüfus  sayımına karşı çıktığımızı  içeren bir bildiriyi geçen yıl Planlama  Bakanına sunmuştuk” dedi.</p>
<p>“Nüfus sayımının yapılması durumunda,   kamu mülkleriyle özel mülkleri istismar eden kişiler meşruiyet   kazanacaktır ve sonuçta Kerkük hiç de hoş olmayan bir durumda   kalacaktır” diye konuşan Hıdır, Kerkük’teki Arap nüfusunun, nüfus   sayımının Kerkük sorununun çözülmesinden sonra yapılmasını talep   ettiğini vurguladı.</p>
<p>Kerkük Vilayet Konseyindeki, “Kürt  Kardeşliği  Listesi” adlı grubun üyesi Azad El Cabbari ise ajansa dün  yaptığı  açıklamada, Kerkük’teki Kürt nüfusunun, nüfus sayımının  yapılmasını  istediğini söyledi.</p>
<p>Nüfus sayımının “her medeni millet için   gerekli” olduğunu savunan Cabbari, Kerkük’te nüfus sayımı yapılmasının   bazı problemlerin halledilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.</p>
<p>Cabbari,  “Nüfus sayımının yapılmaması,  bütçe, projeler, şehirde yapılacak  genişletmeler ile su ve elektrik  gibi bazı temel problemlerin de  aralarında bulunduğu bir dizi sorunun  çözümünde aksamalara neden oluyor”  dedi.</p>
<p><strong> <em>Sabah </em></strong></p>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/turk-dunyasi/irak%e2%80%99ta-nufus-sayimi-oncesi-tepkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meral Akşener: Ne yüzle &#8216;Evet&#8217; istiyorsun</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/guncel/meral-aksener-ne-yuzle-evet-istiyorsun/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/guncel/meral-aksener-ne-yuzle-evet-istiyorsun/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 21:11:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Başbakan Erdoğan&#8217;ın Ülkücüler arasına fitne fesat sokup MHP&#8217;yi karıştırmak istediğini belirten TBMM Başkanvekili Meral Akşener, &#8220;Ey Başbakan sen değil miydin biz Ülkücülere, &#8216;ırkçı, faşist, eli muştalı mafya bozuntuları&#8217;diyen. Şimdi hangi yüzle MHP ve Ülkücülerden &#8216;Evet&#8217;oyu istiyorsun&#8221; diye sordu. MHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Meral Akşener Yalova Halk Eğitim Merkezinde düzenlenen toplantıda AKP ve Başbakan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/meralaksener2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-57" title="meralaksener2" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/meralaksener2.jpg" alt="" width="279" height="212" /></a>Başbakan Erdoğan&#8217;ın Ülkücüler arasına fitne fesat sokup   MHP&#8217;yi karıştırmak istediğini belirten TBMM Başkanvekili Meral Akşener,   &#8220;Ey Başbakan sen değil miydin biz Ülkücülere, &#8216;ırkçı, faşist, eli   muştalı mafya bozuntuları&#8217;diyen. Şimdi hangi yüzle MHP ve Ülkücülerden   &#8216;Evet&#8217;oyu istiyorsun&#8221; diye sordu.<br />
</strong><br />
MHP İstanbul   Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Meral Akşener Yalova Halk Eğitim   Merkezinde düzenlenen toplantıda AKP ve Başbakan Erdoğan&#8217;a yüklendi.</p>
<p>MHP   Yalova İl Başkanlığının düzenlediği &#8220;Kutuplaşma ve Çatışma Kıskacında   Türkiye&#8221; konulu Konferans veren Akşener, &#8220;AKP bugüne kadar her şeye  Evet  diyen bir partidir. Elbette 12 Eylül&#8217;de de &#8221; Evet &#8221; diyecektir&#8221;  dedi.</p>
<p>Konferans  öncesinde MHP İl Başkanlığını ziyaret eden  Akşener, Partililerle sohbet  ettikten sonra esnaf ziyareti  gerçekleştirip, İskele Meydanında  partililerle birlikte çay içti.<span id="more-56"></span></p>
<p>Daha  sonra Yalova Halk Eğitim  Merkezinde gerçekleşen &#8220;Kutuplaşma ve Çatışma  Kıskacında Türkiye&#8221; konulu  konferansa katılan Akşener sert konuşarak  Başbakan Erdoğan&#8217;a  yüklenerek, Yalovalılardan 12 Eylül&#8217;de Hayır oyu  vermesini istedi.</p>
<p>İstiklal  marşı ve saygı duruşu ile başlayan  konferansı çok sayıda vatandaş ve  partililer de izledi. Konferansın  açış konuşmasını MHP İl Başkanı Hasan  Topçular yaptı.<br />
<strong><br />
ÜLKEMİZİN ÇIKARLARI HER ŞEYİN ÖNÜNDE OLMALI</strong></p>
<p>Oldukça   sert konuşan ve Yalova&#8217;da yapılan tüm yolsuzluklardan tek tek hesap   sorulacağını söyleyen Topçular&#8217;ın konuşması <strong>[private]</strong>partililer tarafından ayakta   uzun uzun alkışlandı.</p>
<p>Topçular yaptığı konuşmada &#8221; Ülkemizin   çıkarları her şeyden önemlidir. MHP olarak, iktidara geldiğimizde   ülkemizin çıkarlarını gözardı eden AKP&#8217;den hesap sormak bizlerin   borcudur. İşte bu nedenle kendilerinden hesap sorulmasından korkan AKP   ve Başbakan Erdoğan Yüce divana gitmemek için yargıyı da ele geçirmek   istiyor. Amaçlarına ulaşmak için milliyetçi ve ülkücülerin arasına da   fitne sokmaya çalışıyor. Ama buradan haykırıyoruz. MHP iktidarında   Ülkemizde ve Yalova&#8217;da yapılan yolsuzlukların hesabını sormazsak namert   olalım &#8221; dedi.</p>
<p><strong>MEZARDAKİLERDEN MEDET UMMA</strong></p>
<p>Ülkenin   satılmasına, bölünmesine göz yuman sahte aydınların, medya  bozuntuların  ortaya çıkıp Evet Propagandası yaptığını, Tarikat ve  cemaatlerin AKP  ile el ele kol kola Evet oyu için halka çağrılarda  bulunduğunu söyleyen  Topçular, &#8220;ABD&#8217;den seslenen biri mezardakilerin de  kalkıp oy vermesini  istiyor. Yüreğin varsa, cesaretin varsa gel  Türkiye&#8217;ye oy kullan.  Mezardakilerden medet umma&#8221; dedi.</p>
<p><strong>KENDİSİ HİÇ AĞLAMADI</strong></p>
<p>Daha   sonra kürsüye gelen MHP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili   Meral Akşener, Başbakan Erdoğan&#8217;ın yaptığı konuşmalarla herkesi   ağlattığını, ancak kendisinin hiçbir zaman ağlamadığını söyledi.</p>
<p>Akşener   &#8220;Çünkü Başbakan bugüne kadar sürekli Timsah gözyaşları döküyor.   Başbakan Erdoğan ve partisi iktidarda olduğu sürece zaten her şeye &#8221;   Evet &#8221; diyen bir zihniyet..Bugüne kadar her şeye &#8221; Evet &#8221; diyen bir   partidir. Elbette 12 Eylül&#8217;de de &#8221; Evet &#8221; yine her zamanki gibi Evet   diyecektir&#8221; dedi.</p>
<p>12 Eylül 1980 Darbesi sonrasında, Tarikatlar ve   Cemaatlerle Birlikte 12 Eylül 1982 Anayasasına Evet demek için  Başbakan  Erdoğan&#8217;ın hocalarının sokaklara dökülüp Evet propagandasını   yaptıklarını ve dini alet ettiklerini söyleyen Akşener &#8221; Şimdi yine aynı   cemaat ve tarikatları devreye sokanlar sokak sokak dolaşıp yine Evet   propagandası yapıyorlar&#8221; dedi.</p>
<p><strong>82 ANAYASASINI TAYYİP BEYİN AĞABEYLERİ HAZIRLADI</strong></p>
<p>12   Eylül&#8217;de yapılacak referandumla ilgili AKP&#8217;nin &#8220;Darbeden mi yoksa   demokrasiden mi yanasın&#8221; diyerek propaganda yaptığını savunan Akşener,   &#8220;Tayyip Bey&#8217;in reddettiği, herkesin huzurunda kötülediği 1982 Anayasası   var ya, o 82 anayasasının sahipleri, hazırlayıcıları Tayyip Bey&#8217;in   hocaları, ağabeyleri, Tayyip Beyin manevi baba dediği isimlerdir&#8221; diye   konuştu.</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın Ülkücüler arasına fitne fesat sokup   MHP&#8217;yi karıştırmak istediğini öne süren Akşener &#8221; Ey Başbakan sen   değimliydin biz ülkücülere, ırkçı, faşist, eli muştalı mafya bozuntuları   diyen. Şimdi hangi yüzle MHP ve ülkücülerden Evet oyu istiyorsun.   Ülkücüler, şerefli, onurlu Milliyetçi insanlardır, 12 Eylül&#8217;de   İşbirlikçi AKP&#8217;ye de, 12 Eylül Referandumuna da Hayır diyeceklerdir. Biz   Ülkücüler henüz son sözümüzü söylemedik &#8221; dedi.</p>
<p><strong>MİLLİYETÇİLER HAYIR DİYECEK ÇÜNKÜ!..</strong></p>
<p>TBMM   Başkanvekili Meral Akşener, &#8220;Yapılan zulümleri gördüğüm için 1982   Anayasası&#8217;na &#8216;hayır&#8217;oyu vermiş kişilerden biriyim ama benim eşim ve   ailesi ikna faaliyetlerinden o kadar etkilendiler ki onlar &#8216;evet&#8217;oyu   verdi&#8217;&#8221; diyen Akşener konuşmasını şöyle sürdürdü:<br />
Milliyetçiler,   ülkücüler AKP&#8217;ye ve 12 Eylül&#8217;e Hayır diyecekler. Çünkü bu hayır,   misyonerliğe Hayır demektir. Akdamar Kilisesi&#8217;nin yeniden ihya   edilmesine hayır demektir. Patriğin ekümenlik olması için yol açan Sayın   Başbakan ve arkadaşlarının ortaya koyduğu bu tavra hayır diyecekler.   İnanmış Müslümanlar, samimi muhafazak‰rlar Heybeliada Ruhban Okulu&#8217;nun   yeniden papaz okulu olmaması için hayır diyecekler. Açılımın bir yıkım   projesi olduğu için hayır diyeceklerdir.</p>
<p><strong>BDP&#8217;NİN BOYKOT OYUNU</strong></p>
<p>BDP&#8217;nin   12 Eylül referandumu boykot etmesinin planlı ve sistemli bir amaç   olduğunu söyleyen Akşener, &#8220;Yapılacak olan referandumda sandığa çeşitli   nedenlerle gitmeyen bir kitle olacak. BDP bu kitleyi kullanarak &#8220;işte   bizim gücümüz&#8221; diyecektir. Oy kullanma oranı şayet %70 gibi bir oran da   gerçekleşirse BDP bu yüzde 30&#8242;luk kitleyi sahiplenecektir&#8221; dedi.</p>
<p>ortadoğu gazetesi</p>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/guncel/meral-aksener-ne-yuzle-evet-istiyorsun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Antalyalı Ülkücüler HAYIR dedi</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/mhp/antalyali-ulkuculer-hayir-dedi/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/mhp/antalyali-ulkuculer-hayir-dedi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 21:50:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[ali ülkücü]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Antalya Ülkü Ocakları İl Başkanı Lokman Kaya 12 Eylül öncesi Antalya’da görev yapan Ülkücülerle birlikte basın toplantısı düzenleyerek, “Ülkücüler üzerinde okyanus ötesi oyun oynayarak Ülkücülerin sıfatının önüne eski kelimesi koyanlar amacına ulaşamayacaktır” dedi. Antalya Ülkü Ocakları İl Binası İmdat Sarıca Konferans salonunda, 30 Temmuz 2010 günü basın toplantısı düzenleyen Lokman Kaya yaptığı açıklama da şunları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/basintoplantisi300710-4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-53" title="basintoplantisi300710-4" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/08/basintoplantisi300710-4-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Antalya Ülkü Ocakları İl Başkanı Lokman  Kaya 12 Eylül öncesi Antalya’da görev yapan Ülkücülerle birlikte basın  toplantısı düzenleyerek, “Ülkücüler üzerinde okyanus ötesi oyun  oynayarak Ülkücülerin sıfatının önüne eski kelimesi koyanlar amacına  ulaşamayacaktır” dedi.</p>
<p>Antalya Ülkü Ocakları İl Binası  İmdat Sarıca Konferans salonunda, 30  Temmuz 2010 günü basın toplantısı  düzenleyen Lokman Kaya yaptığı  açıklama da şunları söyledi; “Evet-Hayır  yörüngesine girdiğimiz bu  günlerde akıl tutulması yaşayan bazı  insanların, kendilerine atfedilen  eski ülkücü sıfatı ile yaptıkları  garip açıklamalar ülkücülerin  yüreklerinde derin yaralar açmıştır.</p>
<p>Çünkü ülkücülük hayatın her alanında  var olan canlı bir kavramdır. Böylesine canlı bir kavramı hayatınızda  yok ederek hala ülkücü sıfatı ile görüş bildirmek aymazlıktır.<span id="more-45"></span></p>
<p><img src="http://www.antalyaulkuocaklari.com/etkinlik/basintoplantisi300710-1.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Ülkücülük dün olduğu gibi bugünde  vardır. Duruş bellidir. Millet eksenli düşünmenin ideal boyutuyla  ilgilidir.  Oysa bugün geldiğimiz noktada AKP’nin milletin ekseninden  kayarak dış güçlerin güdümünde belirlediği politikaları hayata geçirmeye  çalıştığına şahit oluyoruz.</p>
<p>Bu hâkimiyet kayıtsız şartsız  milletin egemenliğinden uzak okyanus ötesi planların uzantılarıdır.  Bugüne kadar gösterdiğimiz ülkücü tavrı kırmak isteyen kendi aramızda  bir bölünmüşlük veya ayrı fikirdaşlık varmış gibi gösterme çalışmaları  da bu bölünme politikaların bir tezahürüdür.</p>
<p>AKP’nin Evet-Hayır propagandalarında  ağlamak dâhil, her türlü ajitasyonu kullanması dış baskıların gücünü ve  hatta şiddetinin ne derece yüksek olduğunun <strong>[private]</strong>göstergesidir. Türk  Milletini bir bölünme psikolojisine doğru sürüklemeye çalışan AKP son  koz olarak Evet propagandasını öne sürmektedir.</p>
<p>Türk Milleti’nin bütün değerlerini  bugüne kadar yok etmeye amaçlayan anlayış yeni bir millet ya da  eyaletler adı altında küçük devletçikler kurulmasına yönelik planlar  yapmaktadır. Türk Milletinin tarihsel gelişim süreci bu tuzaklara bir  karşı duruşun varlığını doğurmuş ve hatta zorunlu kılmıştır.</p>
<p><img src="http://www.antalyaulkuocaklari.com/etkinlik/basintoplantisi300710-2.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>Burada toplanan Ülkücü ağabeylerimiz  hayatları boyunca vermiş oldukları mücadelelerde daima aynı ruhu  taşımışlardır. Onları var eden ülkücü anlayış, terbiye ve mücadele  azmidir. Hiçbir ülkücü bir siyasi partiye yamanmak adına olayları tahlil  etmeksizin Evet diyemez.</p>
<p>Kendilerine biçilen rolleri söyleyen  sözde eski ülkücüler eski kelimesinin manasını da doğru anlamak  zorundadır. AKP bazı kişilerin sonlanmış politik geçmişlerine günümüzde  bir değer verirken mevcut ülkücüler ile düşman olmuştur. Bu çelişkiyi  bile görmemek AKP’nin payandası olmayı kabul etmeyi doğurur.</p>
<p>Bizim Hayırımız bu milleti böl  parçaya yönet politikasına hayırdır. Anayasa Maddelerindeki değişikleri  özgürlük, eşitlik, hak, hukuk gibi kavramlarla soslandırarak milleti  yanıltmayı amaçlayan AKP’nin karşısında her zaman olduğu gibi biz  ülkücüler olacağız. Bu ilizyonist siyaset festen anayasa çıkarmaya  çalışmaktadır. Bu fotoğrafı göremeyenlerin yaşadığı akıl tutulması bir  ilizyondan ibarettir. Bu ülke hokkabazlara teslim edilemeyecek  önemlidir.</p>
<p>Herkes bilmelidir ki milletin  menfaatini kısa süreli politikalar belirleyemez. Türk Milletinin  menfaati gece yarısı alınan baskıcı kararlar ile şekillendirilemez. AKP  ve onun şekillendirdiği ülkemizin durumu çok net bir şekilde  görülmektedir. Yaşadığımız ortaouyunda bazı Pişekârlar türemiş  kavuklunun peşinden ayrılmayarak menfaat temin etmeye çalışıyorlar.</p>
<p>Burada toplanma nedenimiz yaşanan  ortaoyunu gözler önüne sermektir. Bize bu anlamda destek veren ülkücü  ağabeylerimize huzurlarınızda bir kez daha minnettarlığımı belirtmek  isterim.</p>
<p>Ülkücülerin Hayır demesinin bir  nedeni vardır. Bu neden vatan-millet sevgisine denk gelmektedir. Türk  Milleti Evet diyerek azınlık bir topluluğa dönüşmeyecektir. Hayır  diyeceğiz çünkü biz Türkmüş gibi yapanlardan değiliz. Biz Türk  Milletinin ta kendisiyiz.”</p>
<p>Antalya Ülkü Ocakları İl Başkanı  Lokman Kaya’dan sonra söz alan 12 Eylül mağdurlarından Hüseyin Kocabaş  ve Osman Yılmaz, “Ülkücünün eskisi olmaz, Ülkücü her zaman Ülkücüdür.  Ülkücü Hareketin söz sahibi MHP Genel Başkanı Liderimiz Sayın Dr. Devlet  Bahçeli’dir. Biz Ülkücüler olarak AKP’nin Anayasasına “HAYIR”  diyeceğiz.” dediler.</p>
<p><img src="http://www.antalyaulkuocaklari.com/etkinlik/basintoplantisi300710-3.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p>MHP Antalya eski il başkanları adına  söz alan şehit İmdat Sarıca’nın kardeşi Ali Baki Sarıca, “12  Eylülcüleri yargılama yolunun açılıyor denmesi bir yalandır.  Zamanaşımına uğrayan bu madde ile bizi kandıramazlar. Ülkücü Hareketin  tek söz sahibi Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin dediği üzere AKP  Anayasasına “HAYIR” diyeceğiz.” dedi.</p>
<p>Ülkü Ocakları eski il başkanları  adına söz alan Zeki Tunç ise, “Ülkücülerin tek söz sahibi teşkilatın  Lideri Sayın Devlet Bahçeli’dir ve bunun dışındakilerin Ülkücü Hareketle  ilgisi yoktur. Bütün Ülkücüler olarak AKP’nin bütün oyunlarına ve  anayasasına Antalya’dan “HAYIR” diyecektir.” dedi.</p>
<p>Son olarak konuşan Antalya Ülkü  Ocakları İl Başkanı Lokman Kaya, “Son olarak şuna değinmek istiyorum,  AKP ile yapmış olduğu işbirliğini kamufle etmek için çekimser kalan  bölücülerin HAYIR oyu kullanmadığı referandumda Türk Milliyetçileri  olarak “HAYIR” diyeceğiz. Türk Milliyetçileri ve Ülkücüler adına söz  söylemeye yetkisine sahip olan Liderimiz Devlet Bahçeli’nin emrettiği  üzere hepimiz “HAYIR”  diyeceğiz” dedi. İl Ocak binası önünde toplu  fotoğraf çektirilerek, hep bir ağızdan “HAYIR” denildi.</p>
<p>Toplantıya MHP eski il  başkanlarından Ali Baki Sarıca, Hüseyin Alkan, Mustafa Akar, Nizamettin  Sağır, Aydın Yeşilyurt, Mahmut Çiloğlu, Ülkü Ocakları eski il  başkanlarından Zeki Tunç, Mehmet Ali Tuna, İsmet Tunç, Mustafa Aksoy, 12  Eylül mağdurlarından Osman Yılmaz, Hüseyin Kocabaş, Yunus Ünsal,  Hüsamettin Fidan, Şirin Okay, Mehmet Yıldırım, Yüksel Menderes Gökay,  Halil Karabaş, Kemal Arıkan, İsmail Demirtop, Dursun Akdoğan, Fikret  Çıtırgı, Selahattin Ayyıldız, Rıza Kırım, Kadir Kara, Ali Arslan, Ahmet  Topçu, Ali Okur katıldı.</p>
<p><img src="http://www.antalyaulkuocaklari.com/etkinlik/basintoplantisi300710-5.jpg" alt="" width="500" height="375" /></p>
<p><a href="http://www.basbugtv.com/mhp/antalyali-ulkuculer-hayir-dedi/"><em>Click here to view the embedded video.</em></a></p>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/mhp/antalyali-ulkuculer-hayir-dedi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahçeli’den AYM’nin kısmi iptal yorumu</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceliden-aymnin-kismi-iptal-yorumu/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceliden-aymnin-kismi-iptal-yorumu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Jul 2010 16:22:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Anayasa Mahkemesi de Anayasa&#8217;da belirlenen çerçevenin dışına çıkarak Anayasa değişikliklerinin özüne ve esasına girmiş, yetkisini aşan siyasi bir karar vermiştir. Bahçeli&#8217;nin açıklamasının tam metni şu şekilde: Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin toplumsal mutabakatı yansıtmayan ve TBMM çatısı altında mümkün olabilecek en geniş tabanlı uzlaşmaya dayanmayan &#8220;AKP Anayasa&#8221;sı konusundaki görüş ve tutumu çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/07/devlet-bahceli111.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-37" title="devlet-bahceli111" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/07/devlet-bahceli111-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Anayasa Mahkemesi de Anayasa&#8217;da belirlenen çerçevenin dışına  çıkarak Anayasa değişikliklerinin özüne ve esasına girmiş, yetkisini  aşan siyasi bir karar vermiştir.<span id="more-36"></span><br />
<strong>Bahçeli&#8217;nin açıklamasının tam metni  şu şekilde:</strong></p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin toplumsal mutabakatı yansıtmayan ve  TBMM çatısı altında mümkün olabilecek en geniş tabanlı uzlaşmaya  dayanmayan &#8220;AKP Anayasa&#8221;sı konusundaki görüş ve tutumu çok açıktır ve  aziz milletimiz tarafından çok iyi bilinmektedir.</p>
<p>Siyasi ve şahsi ikbal hesaplarıyla Anayasa değişikliği zorlamasına  girişen AKP&#8217;nin siyasi ve ahlaki meşruiyeti ne kadar tartışmaya açıksa,  Anayasa Mahkemesi&#8217;nin son kararı da hukuki açıdan o kadar tartışmalıdır.</p>
<p>Yasama organını emri altına sokan Başbakan gizli emellerini hayata  geçirmek için AKP&#8217;nin kirli geçmişine ve Türkiye&#8217;nin hayrına olmayan  hesaplarına hizmet edecek yandaş yargı arayışına girmiştir.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi de Anayasa&#8217;da belirlenen çerçevenin dışına çıkarak  Anayasa değişikliklerinin özüne ve esasına girmiş, yetkisini aşan siyasi  bir karar vermiştir.</p>
<p><strong>[private]</strong>Yürütmenin siyasi ve ahlaki meşruiyet sınırlarını ayaklar altına  alması da, Anayasal yargının yetki gaspı yapması da doğal değildir,  anlaşılabilir ve kabul edilebilir değildir.</p>
<p>Başbakan Erdoğan ve AKP&#8217;nin Anayasa değişikliği konusundaki amaçları;  sekiz yıla yaklaşan AKP&#8217;nin yıkım, soygun ve vurgun döneminin hesabını  adalet önünde vermekten kurtulmak ve etnik bölücülüğün emellerine sahip  çıkan Başbakan&#8217;ın &#8220;PKK açılımı&#8221;nı ilerletmek için Anayasal alt yapıyı  hazırlamaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi Başbakan&#8217;ın bu gizli niyet ve emellerini  referandum sürecinde bütün çıplaklığıyla teşhir edecektir.</p>
<p>12 Eylül 2010 referandumunda Türk milleti sandık başında;</p>
<p><strong>√ </strong>AKP&#8217;nin sekiz yıla yaklaşan yıkım ve tahribat  döneminin,</p>
<p><strong>√ </strong>İşsizliğin ve yoksulluğun,</p>
<p><strong>√ </strong>Terörle mücadelenin bilinçli olarak zaafa  uğratılmasının,</p>
<p><strong>√ </strong>Etnik bölücülüğün önü açılarak PKK&#8217;nın  siyasallaştırılmasının,</p>
<p><strong>√ </strong>Habur rezaletinin,</p>
<p><strong>√ </strong>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin kuruluş ilkelerinin  yıkılması ve milli birliğimizin temellerine dinamit konulmasının ve</p>
<p><strong>√ </strong>AKP kadrolarının boğazlarına kadar içine battığı  yolsuzluk; vurgun, soygun ve talanın hesabını soracaktır.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin hukuken şaibeli son kararının referandum  sürecini sekteye uğratmayarak bu tarihi hesaplaşmayı etkilememesi bu  bakımdan hayırlı olmuştur.</p>
<p>Çok maskeli siyaset yapan Başbakan Erdoğan bu durumda sahte  mağduriyet rolü oynamayacak, mazlum maskesi takarak milli iradeyi bir  kere daha dolandıramayacaktır.</p>
<p>12 Eylül 1980 askeri darbesinden otuz yıl sonra 12 Eylül 2010&#8242;da  Başbakan&#8217;ın gizli emelleri ve hesaplarına dayalı siyasi darbe teşebbüsü  milli irade duvarına çarpacaktır.</p>
<p>Bugüne kadar bütün siyasi partiler ve yüksek yargı konuşmuştur.</p>
<p>Altmış altı gün sonra egemenliğin sahibi Büyük Türk Milleti konuşacak  ve ülkesinin kaderine sahip çıkacaktır.</p>
<p>12 Eylül 2010 referandumunda Başbakan ve AKP&#8217;nin emellerine geçit  verilmemesi erken seçimin yolunu açacak ve Türkiye&#8217;ye büyük kötülükler  yapan bu inançsız kadrolardan demokratik yollarla kurtulunmasının son  aşamasına girilecektir.</p>
<p>Referandumda hayır sonucu çıkması AKP&#8217;nin seçim sandığı yoluyla  tasfiyesini hızlandıracak, Türkiye&#8217;de yeni ve aydınlık bir dönem  başlayacaktır.</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;nin tüm kadroları bugünden itibaren Türk  milletini aydınlatmak için topyekün bir seferberlik ve AKP&#8217;nin gizli  emellerine hayır kampanyası başlatmaktadır.</p>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceliden-aymnin-kismi-iptal-yorumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülkü Ocakları eski başkanlarından sert tepki</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-eski-baskanlarindan-sert-tepki/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-eski-baskanlarindan-sert-tepki/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 23:24:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ülkü Ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Zaman Gazetesi&#8217;nde Ökkeş Şendiller öncülüğünde AKP&#8217;nin anayasa paketine destek amaçlı &#8220;ülkücü mağdur&#8221; sıfatıyla yayınlanan deklarasyona bir tepki de Ülkü Ocakları eski başkanlarından geldi&#8230; Geçtiğimiz günlerde Fethullah Gülen cemaatinin gazetesi Zaman Gazetesi&#8217;nde Ökkeş Şendiller öncülüğünde 34 kişinin imzası bulunan bir deklarasyon yayınlandı. Zaman Gazetesi&#8217;nde &#8220;ülkücü mağdur&#8221; sıfatıyla yayınlanan ve AKP&#8217;nin anayasa paketine destek amaçlı deklarasyonda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/13042010-eskocbsk.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-26" title="13042010-eskocbsk" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/13042010-eskocbsk-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Geçtiğimiz günlerde Zaman Gazetesi&#8217;nde Ökkeş Şendiller öncülüğünde  AKP&#8217;nin anayasa paketine destek amaçlı &#8220;ülkücü mağdur&#8221; sıfatıyla  yayınlanan deklarasyona bir tepki de Ülkü Ocakları eski başkanlarından  geldi&#8230;<span id="more-25"></span></p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Fethullah Gülen cemaatinin gazetesi <strong>Zaman  Gazetesi&#8217;nde Ökkeş Şendiller öncülüğünde</strong> 34 kişinin imzası  bulunan bir deklarasyon yayınlandı. Zaman Gazetesi&#8217;nde &#8220;ülkücü mağdur&#8221;  sıfatıyla yayınlanan ve AKP&#8217;nin anayasa paketine destek amaçlı  deklarasyonda imzası bulunduğu ifade edilen kişilerin bir kısmından  böyle bir imzalarının olmadığı yönünde açıklamalar gelmişti.</p>
<p><strong>[private]</strong>Bu  sahte imzalarla yayınlanan, AKP&#8217;ye destek MHP&#8217;ye saldırı amacı taşıyan  deklarasyona bir tepki de Ülkü Ocakları eski başkanlarından geldi.</p>
<p><strong>Ülkü Ocakları Eski  Başkanları&#8217;nın basın açıklaması şu şekilde:</strong></p>
<p><strong>AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Anayasa Değişikliği konusunda her türlü oyuna başvuran AKP&#8217;nin yandaş  medyasında <strong>&#8220;Kürt Açılımı&#8221;</strong> adı altında başlayan ihanet  projesine destek atmosferi oluşturmak için kullanılan <strong>&#8220;Eski  Ülkücü, eski MHP&#8217;li&#8221;</strong> etiketi yapıştırılan kişiler, şimdi de  iktidarın <strong>&#8220;AKP Anayasası&#8221;</strong> oluşturma girişimlerine  destek oluşturmak için kullanılmaya başlanmıştır.</p>
<p>AKP&#8217;nin yandaş ve tetikçi medyası, iktidar ne zaman köşeye sıkışsa bu  kullanılmaya müsait kişileri bulmakta ve onları MHP üzerindeki saldırı  planlarında kullanmaktadır.</p>
<p>Türk milliyetçiliğinin Lideri Sayın Devlet Bahçeli, bu fikir ve  kişilik bozukluğu yaşayan kişileri <strong>&#8220;Biz, kendine eski ülkücü  veya eski MHP&#8217;li diyerek, gittikleri yerin bir türlü yenisi olamayıp  itibarını bile hala bu kutlu hareketin eskisi ve müsvettesi olmakla  övünenlerin tuzaklarına düşemeyiz.&#8221; </strong>şeklinde tarif ederek  maskelerini düşürmüştür.</p>
<p>Ülkü Ocakları&#8217;nda geçmişte görev yapmış ve sevdamız olan MHP&#8217;ye gönül  vermiş kişiler olarak, bu fikir kokuşması yaşayan, kendilerini AKP&#8217;nin  karanlık oyunlarına hizmetkârlığa adamış kişilerin, bizim kutsal  kimliklerimizle, sıfatlarımızla anılmasını şiddetle kınıyoruz.</p>
<p>AKP&#8217;nin siyasi menfaatlerine destek veren kişi AKP&#8217;lidir. AKP&#8217;nin  kendi iktidarını güçlendirmek için hazırladığı <strong>&#8220;Anayasa  Değişikliği&#8221;</strong> paketinin oltasına takılıp, iktidar yalakalığı  için geçmişteki kimliklerini peşkeş çekmeye çalışan bu kişileri  hadlerini bilmeye çağırıyoruz. MHP ve Ülkücü Hareket adına konuşacak  olan, karar yetkisi olan tek kişi Liderimiz Devlet Bahçeli&#8217;dir.  Ülkücülerin tek yuvası MHP ve Ülkü Ocaklarıdır. Bu kurumlar dışında,  bizimle ilgili konuşacak herkes sahtedir, korsandır ve karanlık  odakların hizmetkârıdır.Kişiler sosyal hayatında istediği savunuculuğu  ve duruşu sergileyebilir,söylem geliştirebilirler.Fakat bu kişiler  ülkücü sıfatla anılıyorsa,rahmetli Başbuğumuz Alpaslan Türkeş&#8217;in Milli  Doktrin Dokuz Işık olarak ortaya koyduğu ülkücülüğün ana ilkelerinden  olan Hürriyet ve Şahsiyetçilik ilkesine uygun hareket ederek,Genel  Başkanımız ve Liderimiz Dr.Devlet Bahçeli önderliğindeki M.H.P ve Ülkü  Ocakları çatısı Altında duruş sergileme mecburiyeti vardır.</p>
<p>Özellikle AKP&#8217;nin hizmetkârı olan ve Amerika&#8217;nın kolladığı ve  koruduğu bir cemaatin gazetesinin ön ayak olup kullandığı <strong>&#8220;Eski  Ülkücü, eski MHP&#8217;li&#8221; </strong><strong>etiketli kişiler, AKP&#8217;ye  verdikleri her destekten dolayı, aynı zamanda destekleri ABD&#8217;ye,  Talabani&#8217;ye, Barzani&#8217;yi, PKK&#8217;ya ve tüm Türk düşmanlarına ulaşmaktadır.</strong></p>
<p><strong>Ülkücü Hareketten feyizle şahsiyet ve karakter oluşturmuş bu  kişiler,uzun yıllar önce şahsi ve menfaat ve hesapları için bu kutlu  davamızın yükünü taşıyamayıp, kendini başka siyasi oluşumların  içerisinde bulup,Türkiye Cumhuriyetinin meşru, onurlu ve yüce  hareketinin ismini kullanarak,söylem geliştirmeye çalışması, elzem  verici ve kendileri için üzüntü duyulacak, basitle ve abesle iştigal bir  durumdur. </strong></p>
<p><strong>ABD&#8217;nin bölgede taşeronluğunu yapan ve bu taşeronluğunu  sürdürmek için kendini koruma Anayasası hazırlama girişiminde olan  AKP&#8217;nin bu oyunlarını göremeyenlerin, geçmişteki Ülkücülükleri de sadece  masaldan ibarettir.</strong></p>
<p><strong>O yüzden bu oyunları gören ve Türk milletini uyaran Liderimiz  Devlet Bahçeli&#8217;nin yanındayız ve emrinde olmaya devam edeceğiz. Hepimiz  iktidara doğru emin adımlarla yürüyen MHP&#8217;nin neferleriyiz.</strong></p>
<p><strong>Bizi bu yolumuzdan ne paraya, ne makama, ne de iktidarın  süslü nutuklarına yenik düşen eski etiketli kişiler döndüremeyecektir.</strong></p>
<p><strong>ESKİMEYEN ÜLKÜCÜLER&#8230;</strong></p>
<p>Bu bildiriye destek veren gönül ve fikir birliği içerisindeki görev  yapmış Ülkü Ocakları İl Başkanları.</p>
<p><strong>KAYSERİ</strong>: Çetin BAŞPINAR, Serkan TOK, Selahattin  METİN, Bilgehan HATİP, Şenol UĞURLU, Ali İhsan ÖZTÜRK</p>
<p><strong>ELAZIĞ</strong>: Zülfü BİÇER, Davut BAKIR, Ferruh BOSTANCI,  Atilla GÜR, Zafer YETİŞ, Mehmet TATAR, Mehmet ATICI, Tuncay KIRKIL,  Ramazan ÇELİK, Akif ALADAĞ, Behçet SUSMAZ</p>
<p><strong>ERZURUM</strong>: Zekai KAYA, Mehmet KARAGÖZ, Gökhan YAZICI,  Cengiz DÜZDAY, Mete KAYA</p>
<p><strong>MERSİN</strong>: Alican ÖZBAYRAK, Saffet ÖZDEMİR, Cumali  TEMİZ, Cemal YAZDIÇ, Erol ALBAYRAK</p>
<p><strong>K.K.T.C: </strong>Alper HASTA</p>
<p><strong>MAGOSA</strong>: Cemil Yavuz AKSU, Tahcan AYDENİZ</p>
<p><strong>GİRNE</strong>: Gencay KUDU</p>
<p><strong>K.MARAŞ</strong>: Nusret GÜLOĞLU, Kenan ERDOĞAN, Ejder GÖK,  Murat ÇAKIROĞLU, Mesut ÜLGER</p>
<p><strong>İSTANBUL</strong>: Yüksel KALECİ, Mustafa VANLIOĞLU</p>
<p><strong>ANKARA</strong>: Nuri ALICI</p>
<p><strong>ZONGULDAK</strong>: Mikail DAL, Abdullah ÖZIŞIK, Kemal GENÇ,  Abdurrahman UYSAL, Mustafa KORKUTAN</p>
<p><strong>AFYON</strong>: Mehmet Baki OCAK, Mehmet KARAGÖZ, Mehmet  BODUR, Ögeday BAL</p>
<p><strong>ÇANAKKALE</strong>: Gökhan KESKİN, Hakan PINAR, Kurtuluş  DEMİRKOL, Evren YALÇIN, Erdinç ÖZTAŞ</p>
<p><strong>EDİRNE</strong>: Okan TOPALOVA, Haluk KAYICI, Gökhan ÇUFALI</p>
<p><strong>ESKİŞEHİR</strong>: Ufuk ÖZEL, Serkan ELİEĞİOĞLU, Afşin  HATİPOĞLU</p>
<p><strong>AMASYA</strong>: Halil DURUKAN, Muammer TUFANOĞLU, Tuncay  DEMİRTAŞ, Cengiz YILDIRIM, Uğur KESKE</p>
<p><strong>KARS</strong>: Güven AYDEYER, Recep BAĞIŞ, Kaan ÖZATA</p>
<p><strong>SİNOP</strong>: Cafer YAMAN</p>
<p><strong>SAMSUN</strong>: Murat GÜNDOĞDU</p>
<p><strong>ORDU</strong>: Fatih BELGÜZAR</p>
<p><strong>KÜTAHYA</strong>: Mehmet MUTLU</p>
<p><strong>GÜMÜŞHANE</strong>: Bülent BERKER, Kemal TETİK</p>
<p><strong>AYDIN</strong>: Bilge OZAN, Özen GÜNDÜZ</p>
<p><strong>GİRESUN</strong>: Hakan DEMİRAL</p>
<p><strong>ÇANKIRI</strong>: Fatih ATICI, Cengiz UĞUR</p>
<p><strong>BURDUR</strong>: Murat KARAGÖZ, Derviş ÖZKAN</p>
<p><strong>BİLECİK</strong>: İsmail YETİŞKİN</p>
<p><strong>ANTALYA</strong>: Mustafa AKSOY</p>
<p><strong>ADANA</strong>: Taner ÖZLER</p>
<p><strong>YOZGAT</strong>: Ethem SEDEF</p>
<p><strong>KIRŞEHİR</strong>: Oğuzhan SULUSARAY</p>
<p><strong>MALATYA</strong>: Burhan COŞKUN, İbrahim GÜZEL</p>
<p><strong>NEVŞEHİR</strong>: Mustafa Kader ALTAN</p>
<p><strong>ADIYAMAN</strong>: Murat ÇAKIR</p>
<p><strong>OSMANİYE:</strong> Mümtaz ARİTE, Hüseyin ALTAY, Çelebi İMADOĞLU, Muammer BULUT, Mecit  İNEKÇİ</p>
<p><strong>ISPARTA:</strong> Ziya NUHOĞLU, Ahmet KAYA, Gökhan  YAVUZ</p>
<p><strong>BOLU:</strong> Bahadır DARI</p>
<p><strong>TRABZON:</strong> Birol GÜNER, Turan BEKAR</p>
<p>(Not: İsmini bu listeye ekletmek  isteyen ve bu taleple EtikHaber&#8217;e ( <strong>haber@etikhaber.com</strong> )  ulaşan Ülkü Ocakları eski başkanları bulunduğundan dolayı haberimiz  sürekli güncellenmektedir.)</p>
<p><strong>Son Güncelleme: 14.04.2010 Saat 18:55</strong></p>
<p><strong>EtikHaber</strong></p>
<p><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-eski-baskanlarindan-sert-tepki/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülkü Ocakları Genel Merkezi: Ülkücüler adına kim konuşuyor?</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-genel-merkezi-ulkuculer-adina-kim-konusuyor/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-genel-merkezi-ulkuculer-adina-kim-konusuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 Apr 2010 23:20:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Ocakları]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[saka]]></category>
		<category><![CDATA[ulkudas]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;11.04.2010 tarihinde Zaman Gazetesi&#8217;nde yayınlanan &#8220;Darbe mağduru Ülkücülerden ortak deklarasyon: Reformu destekliyoruz&#8221; başlıklı haber; Milliyetçi ve Ülkücü iradenin yönlendirilmesine ilişkin kirli senaryolardan biri olması hasebiyle dikkat çekici ve ibretliktir.&#8221; Ülkü Ocakları Genel Merkezi yaptığı açıklama ile son günlerde özellikle cemaat gazetelerinde &#8220;eski ülkücü&#8221; vs.. sıfatlarla yapılan MHP&#8217;yi karalama kampanyalarına sert cevap verdi. Ülkü Ocakları Genel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/lk_c__778999.jpg"><img class="size-full wp-image-23 alignleft" title="_lk_c__778999" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/lk_c__778999.jpg" alt="" width="230" height="230" /></a>&#8220;11.04.2010 tarihinde Zaman Gazetesi&#8217;nde yayınlanan &#8220;Darbe mağduru  Ülkücülerden ortak deklarasyon: Reformu destekliyoruz&#8221; başlıklı haber;  Milliyetçi ve Ülkücü iradenin yönlendirilmesine ilişkin kirli  senaryolardan biri olması hasebiyle dikkat çekici ve ibretliktir.&#8221;<span id="more-22"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Ülkü Ocakları Genel Merkezi yaptığı açıklama ile son günlerde  özellikle cemaat gazetelerinde &#8220;eski ülkücü&#8221; vs.. sıfatlarla yapılan  MHP&#8217;yi karalama kampanyalarına sert cevap verdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ülkü Ocakları Genel Merkezi&#8217;nin  açıklaması şu şekilde:<br />
</strong><br />
<strong>ÜLKÜCÜLER  ADINA KİM KONUŞUYOR?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">11.04.2010 tarihinde Zaman Gazetesi&#8217;nde yayınlanan <strong>&#8220;Darbe  mağduru Ülkücülerden ortak deklarasyon: Reformu destekliyoruz&#8221;</strong> başlıklı haber; Milliyetçi ve Ülkücü iradenin yönlendirilmesine ilişkin  kirli senaryolardan biri olması hasebiyle dikkat çekici ve ibretliktir.</p>
<p style="text-align: justify;">Söz konusu haberin, ikinci paragrafında <strong>[private]</strong>&#8220;mağdur arkadaşları adına  bildiriye imza atan 39 ülkücü&#8221;den (bahsi geçen 39 kişiden, söz konusu  bildiriden habersiz olduklarını açıklayanlar da vardır) söz  edilmektedir. <strong>Hürriyetçilik ve Şahsiyetçilik</strong> ilkesi  doğrultusunda ve teamüllerimiz gereği, her <strong>&#8220;ülkücünün&#8221;</strong> kendi görüş ve düşüncelerini açıklamasını, tabii bir hak olarak görüyor,  saygıyla karşılıyoruz.  Ancak bu açıklama, Ülkücü Hareket&#8217;in 12 Eylül  darbesinin ardından yaşadığı &#8220;mağduriyeti&#8221;, kendi tekellerine alarak, bu  mağduriyetin referansı ile mevcut hükümetin değirmenine su taşıması  anlamına gelmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>&#8220;Mağdur arkadaşlar&#8221; </strong>gibi iddialı bir vasıfla,  Ülkücüler adına, böyle bir bildiriye imza atmak, söz konusu haberde adı  geçen 39 kişinin asla ve kat&#8217;a hakkı da, haddi de değildir. Zira mağdur  olan, bizatihi Ülkücü Hareket&#8217;tir. Bu 39 kişi, <strong>&#8220;okyanus ötesi  projelerin&#8221;</strong> taşeronu olan AKP hükümetinin, sözde reform fakat  özde yıkım paketine destek vererek; &#8220;ABD destekli 12 Eylül darbesinin&#8221;  yol açtığı <strong>mağduriyetlerini</strong>, yine &#8220;ABD merkezli&#8221; sivil  darbeye destek vererek <strong>mağlubiyete</strong> çevirmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mağlubiyetlerine meşruiyet zeminini de yine bir aymazlıkla  Anayasa&#8217;daki geçici 15. maddede kutsamaya çalışmaları ayrı bir garabet  ürünüdür. Bu vesileyle bütün kamuoyuna çağrımız şudur ki; Ülkücü Hareket  geçici 15. maddenin kaldırılmasını, 12 Eylül cuntacılarının  yargılanmalarını elbette destelemektedir. Kara Eylülün kara sehpalarına  Mustafa Pehlivanoğlu&#8217;nu, Fikri Arıkan&#8217;ı, Selçuk Duracık&#8217;ı, Halil  Esendağ&#8217;ı, Cevdet Karakaş&#8217;ı, Ahmet Kerse&#8217;yi, İsmet Şahin&#8217;i, Ali Bülent  Orkan&#8217;ı, Cengiz Baktemur&#8217;u kalleşçe gönderip idam edenleri ve yanı sıra  Ülkücüleri zindanlarda işkencelere tabi tutanları unutmamıştır,  unutmayacaktır ve unutturmayacaktır. İşte tam da bu nedenle, Ülkücü  Hareket 12 Eylül cuntacılarından hesap soracaktır. Ancak sözde anayasa  reformunu, sadece geçici 15. maddenin kaldırılmasına indirgeyen bu  zihniyet, zikredilen paket içerisinde yer alan ve <strong>bölücübaşının</strong> taleplerini içeren maddeler hakkında ne düşünmektedir? Bu muhterem  ağabeylere(!) soruyoruz; ne yapmaya çalışıyorsunuz? Kenan Evren ve  cuntası ile hesaplaşma gayretkeşliğinde bu pakete destek verirken, Türk  Milleti ile binlerce yıldır görülmeye çalışılan hesabın bir yenisinin  daha ortaya konulduğunun farkında değil misiniz?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Biz, teslim olmayanlar, </strong>AKP-ABD-AB-<strong>ŞİRKet </strong>&#8220;kutsal  ittifak&#8221;ına <strong>boyun eğmeyen ülkücüler;</strong> bahsi geçen 39  kişinin açıklamalarını kabul edilemez olarak nitelendiriyoruz. Ülkücü  Hareket adına konuşma salahiyetine sahip olan müesseseler, merhum  Başbuğ&#8217;umuz Alparslan Türkeş&#8217;ten emanet olan<strong> Milliyetçi Hareket  Partisi </strong>ve<strong> Ülkü Ocakları</strong>&#8216;dır<strong>.</strong> Bu minvalde, aynı gün, MHP Ankara İl Başkanlığı&#8217;nın ev sahipliğinde  düzenlenen &#8220;1. Bölge İstişare Toplantısı&#8221;nda konuşan Ülkücü Hareket&#8217;in  Lideri Sayın Devlet Bahçeli&#8217;nin;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Biz, kendine eski ülkücü veya eski MHP&#8217;li diyerek, gittikleri yerin  bir türlü yenisi olamayıp, itibarını bile hala bu kutlu hareketin eskisi  ve müsveddesi olmakla övünenlerin tuzaklarına düşemeyiz. Son günlerde,  merkezi Amerika olan bir zihniyetin ülkemizdeki uzantıları ile beslenen  işbirlikçileri, milliyetçi-ülkücü hareket için yoğun bir kampanyaya  başlatmışlardır. Bunlar, ağızbirliği etmişçesine, TRT ekranlarında birer  birer boy göstererek, gazete sütunlarında ardı ardına makaleler  yazarak, Milliyetçi Hareketin meseleler karşısındaki duruşunu ve tavrını  eleştirme ve yönlendirme yarışına girmişlerdir. Bunlar; partimize  mensubiyetleri, kendinden menkul zavallıları bularak konuşturmakta ya da  dava arkadaşlarımın geçmişte çektiği çileler üzerinden ağır tahriklerle  milliyetçilik ve meşakkat istismarı yapmaktadırlar.&#8221; Cümlelerini tarihi  bir cevap olarak niteliyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Teslim olmayıp, demokratik mevzileri terk etmeyen Sayın Bahçeli&#8217;nin  ilkeli siyasetini, merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş&#8217;in yine böyle  buhranlı bir dönemde yaptığı şu çağrıda da okumak mümkündür: <strong>&#8220;Ben  Türk Milletini sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasiye&#8230;  çağırmıyorum.&#8221; </strong>Hâlbuki, adı geçen kişiler &#8220;bir kilo ıspanak  fiyatına&#8221; bedel bir gazetede Türk Milleti&#8217;ni <strong>açılım safsataları</strong> ile üçüncü dünya ülkelerine pazarlanan fason demokrasilere  çağıracaklarına- milli iradenin tecelligahı sandığa çağırdıkları an  gerçek ülkücü tavrı sergilemiş olacaklardı. Ancak o zaman  mağduriyetlerini muzafferiyete dönüştüreceklerdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Referansını &#8220;okyanus ötesinden&#8221; alan Zaman gazetesinin,</strong> gerek köşe yazılarıyla gerekse bu tip haberlerle, MHP&#8217;yi karalama  çabasına girişmesi tesadüf olmasa gerekir. Zira yükselen oy oranıyla  MHP, AKP yandaşlarını derin bir endişeye sevk etmiştir. Bundan ötürü,  &#8220;eski ülkücü&#8221;, &#8220;ülkücü ağabey&#8221; gibi ne olduğu belirsiz sıfatlara haiz  bir takım kişileri kendi istekleri doğrultusunda konuşturup kamuoyunu  manipüle etme teşebbüsüne yönelmektedirler. Yalan ve iftira dolu  haberlerle Ülkücü Harekete rol biçmeye çalışan bu güruha en güzel  cevabı, ortaya koydukları tavır ve duruşla, geçmişten günümüze davamıza  en büyük katkıları sağlayan ülkücü ağabey ve ablalarımız verecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkücü Hareket&#8217;in Lideri Sayın Devlet Bahçeli&#8217;nin şu soruları bu  cenahın yaşadığı algı kırılmalarına şerh düşmektedir: <strong></strong></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Bu kutlu dava bugüne kadar büyük mücadelelerin yanı sıra ağır  badireleri de aşarak gelmiştir. Bugüne kadar yaşadığımız bütün  sıkıntılara tek başımıza katlanırken, büyük mağduriyetler yaşarken, bu  zihniyet sahiplerinin Allah rızası için hiç halinizi hatırınızı  sorduklarına şahit olanınız var mıdır? Türkiye&#8217;nin karanlık  dönemlerinde, bu kutlu hareket inanç mücadelesi verirken, gencecik  ülküdaşlarımız toprağa düşerken; bunların kıllarını kıpırdattıklarını,  dönüp baktıklarını, bir yaramızı sardıklarını, arkamızdan bir fatiha  gönderenini göreniniz olmuş mudur?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Muhterem ağabeylere(!) bir kez daha soruyoruz: Hasta olduğunuz vakit  halinizi hatırınızı kim soracak? Başınız dara girdiği vakit yanınızda  kim olacak? Sahi sizin cenazenizi kim kaldıracak?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ülkü  Ocakları Genel Merkezi</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>PEKİ ZAMAN GAZETESİ&#8217;NDE KİM KONUŞMUŞTU</strong></p>
<p style="text-align: justify;">11.04.2010  tarihli Zaman Gazetesi&#8217;nde &#8220;Darbe Mağduru Ülkücüler&#8221; sıfatıyla 38 kişi  diyerek 34 kişinin isminin olduğu bir deklarasyon yayınlayarak AKP  politikalarına destek vermişlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşte o isimler:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">1-Ökkeş  Şendiller, Kahramanmaraş Ülkücüler davası, eski milletvekili</p>
<p style="text-align: justify;">2-Yrd. Doç. Ahmet Tevfik Ozan, Ankara Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">3-Hasan Kıvrak, Konya Ülkücüler davası, dönemim Ülkü Ocağı başkanı</p>
<p style="text-align: justify;">4-Ferruh Gökçen, Burdur Ülkücüler davası, dönemin Burdur-Fethiye Ülkü  Ocağı Başkanı</p>
<p style="text-align: justify;">5-Zeynel Abinin Kıymaz, Adıyaman Ülkücüler davası, GAP Gazeteciler  Cemiyeti Başkanı</p>
<p style="text-align: justify;">6-Ahmet Serdar Konurlu, İzmir Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">7-Cengiz Ceylan, İzmir Ülkücüler davası, avukat</p>
<p style="text-align: justify;">8-M.Cemal Erkoç, Konya Ülkücüler davası, avukat</p>
<p style="text-align: justify;">9-Muzaffer Onuçyıldız, Konya ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">10-Hasan İlter, Kayseri Ülkücüler davası, avukat, Yusufiyeliler  Derneği Başkanı</p>
<p style="text-align: justify;">11-Murat Sancak, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">12-Atalay Acarol, Manisa Ülkücüler davası, dönemin MİSK başkanı</p>
<p style="text-align: justify;">13-Mehmet Güleç, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">14-Naci Akgül, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">15-Vedat Demirezen, Ankara Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">16-Ali Aksakal, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">17-Bülent Avcı, Muş Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">18-Osman Gündüz, Kayseri Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">19-Taylan Çoklar, Adana ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">20-Bayram Kartal, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">21-Soner Coşkun Bıyık, Kayseri Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">22-Ahmet Akkale, Kayseri Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">23-Kemal Tekoğlu, Elazığ Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">24-Toker Esendağ, Manisa şehit Halil Esandağ babası</p>
<p style="text-align: justify;">25-Kemalettin Koca, Adana ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">26-Muhittin Yanık, Aydın Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">27-Gürsel Başdemir, İstanbul Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">28-Necmi Rıza Akdinç, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">29-Reşat Ahlâtlı, Malatya Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">30-Adnan Akdağ, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">31-Yılmaz Şişmanlar, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">32-Hamza Özkızılcık, Manisa Ülkücüler Davası</p>
<p style="text-align: justify;">33-Ayet Serbest, Manisa Ülkücüler davası</p>
<p style="text-align: justify;">34-Ahmet Ulu, Balıkesir Ülkücüler davası, dönemin Ülkü ocağı  başkanlarından</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>EtikHaber</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>[/private]</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/ulku-ocaklari/ulku-ocaklari-genel-merkezi-ulkuculer-adina-kim-konusuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahçeli: “Helal süt emen AKP’ye destek olmaz”</title>
		<link>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceli-helal-sut-emen-akpye-destek-olmaz/</link>
		<comments>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceli-helal-sut-emen-akpye-destek-olmaz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2010 22:32:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>kursad</dc:creator>
				<category><![CDATA[Devlet Bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[MHP]]></category>
		<category><![CDATA[ara]]></category>
		<category><![CDATA[basbug]]></category>
		<category><![CDATA[grup orhun tufan gibi album ne zaman geliyor?]]></category>
		<category><![CDATA[saka]]></category>
		<category><![CDATA[www.başbuğtv.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basbugtv.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün parti grup toplantısında milletvekillerine ve konuklara seslendi. Bahçeli, anayasa değişiklikleriyle ilgili olarak kesin konuştu: MHP hiç bir mensubu, aziz milletimizin helal süt emmiş bir ferdi, Habur&#8217;da PKK&#8217;yı karşılayan, katille sayın şehide kelle diyenlere hiç bir zaman destek vermeyecektir. İşte Bahçeli&#8217;nin konuşmasının tam metni: Değerli Milletvekili Arkadaşlarım, Muhterem Basın Mensupları, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/10.jpg"><img class="size-medium wp-image-17 alignleft" title="10" src="http://www.basbugtv.com/wp-content/uploads/2010/04/10-300x207.jpg" alt="" width="300" height="207" /></a>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bugün parti grup toplantısında  milletvekillerine ve konuklara seslendi. Bahçeli, anayasa  değişiklikleriyle ilgili olarak kesin konuştu: MHP hiç bir mensubu, aziz  milletimizin helal süt emmiş bir ferdi, Habur&#8217;da PKK&#8217;yı karşılayan,  katille sayın şehide kelle diyenlere hiç bir zaman destek vermeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>İşte Bahçeli&#8217;nin  konuşmasının tam metni:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Milletvekili Arkadaşlarım,</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muhterem Basın Mensupları,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan&#8217;ın açılım adı vererek terörle müzakerenin sürdüğü  bir dönemde PKK teröristlerinin de kanlı eylemleri maalesef devam  etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Mart ayı içinde meydana gelen terör olaylarında üç Mehmetçik ve bir  korucumuz şehit düşmüş; altı askerimiz, bir vatandaşımız ve üç korucumuz  yaralanmıştır.<span id="more-18"></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bunlara ilave olarak geçtiğimiz hafta da hain eylemler ve  kayıplarımız devam etmiş, Hakkari&#8217;nin Çukurca ve Şemdinli ilçelerinde  meydana gelen olaylarda üç Uzman Çavuşumuz şehit olmuş, iki Uzman  Çavuşumuz ve bir Uzman Onbaşımız yaralanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>[private]</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Vatandaşlarımızın yoğun katılımları ve teröre tepkileriyle toprağa  verilen aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah&#8217;tan rahmet, yaralılarımıza acil  şifalar diliyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Şehitle katili bir tutan, gazi ile caniyi bir sayan ve teröristin  ardından gözyaşı döken bir zihniyetin rezillikleri artık saklanamayacak  kadar açığa çıkmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Son olarak İmralı canisinin doğduğu köyde sözde doğum günü adı  verilen ihanet gösterilerine bu yıl İçişleri Bakanlığı&#8217;nın tedbir adı  altında hem izin, hem de onay vermiş olması teslimiyetin boyutlarının  geldiği aşamayı göstermesi bakımından ibret vericidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve bu gelişme hükümet kılavuzluğunda Habur&#8217;da başlayan AKP-PKK  kucaklaşmasının yeni bir adımıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Anaların gözyaşlarını istismar ederek, sanatı ve sanatçıyı alet  ederek, kimlikleri kaşıyıp toplumu ayrıştırarak, bölücülükte PKK  kadroları ile yarışan hükümeti girdiği yıkım ve çözülme yolundan bir an  önce dönmeye çağırıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Girilen sürecin milletimize ayrılma, kutuplaşma ve çatışma getireceği  konusunda, bu hususta hassasiyetleri olan köklü bir siyasal hareketin  temsilcisi olarak, yolundan sapmış herkesi bir kez daha düşünmeleri  konusunda uyarıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu iktidarın geride kalan yıllarından akılda kalacak olanlar, bizim <strong>yedi  K&#8217;lı tahribat zinciri</strong> adını verdiğimiz &#8220;Kriz, Kargaşa, Kaos,  Korku, Kutuplaşma, Kavga ve Karanlık&#8221; tan başkası değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Toplumun tamamı, içine düştüğü yokluğun, yoksulluğun acımasız yüzüyle  karşı karşıyadır ve hükümet tarafından tartışmaya açılan kardeşliği  savunmanın kaygılarını yaşamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gerçekler artık yalanlarla örtülemeyecek kadar acı yüzünü  göstermiş, bu konuda sığınılacak bahane kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, özellikle kapalı kapılar ardında kimin ne yaptığı  bilinmeyen uluslararası ilişkilerdeki durumumuz ve yaşanan iflaslar  milletimiz tarafından henüz yeterince anlaşılamamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu bilgi eksikliğini ağır bir istismarla kapatmaya çalışan iktidar,  yıllardan beri adına &#8220;zafer kazandık&#8221;, &#8220;itibarımız arttı&#8221;, &#8220;sözümüzün  geçtiği ülke olduk&#8221; gibi iddialarını bugüne kadar tekrarlayarak  gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün, iç politikada yaşadığımız iflasların, çok daha vahiminin dış  politikada yaşandığını görmek ve samimiyetle itiraf etmek için, iktidar  yandaşları açısından bile artık hiçbir makul gerekçe ve bahane  kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu açık yüreklilikle dile getirmemek için ancak vicdanı  karartılmış, aklı örtülmüş, hürriyeti elinden alınmış, vizyon körlüğü  yaşayan, hür düşünme iradesini kaybetmiş olmak gerekmektedir. Başka  türlü bir yoruma da mahal kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda yapılan tespitler, ne yalnız bizim yaptıklarımızdır ve ne  de ilk defa dile getirilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim, bugün AKP&#8217;de siyaset yapan bir hükümet üyesi ve 22  arkadaşının, dönemindeki uluslararası ilişkileri genel görüşmeye açmak  için 19 Aralık 1997 tarihinde gündeme alınan önergelerinin gerekçelerini  bundan onüç yıl sonra sizlere tekrarlamak istiyorum:</p>
<p style="text-align: justify;">O dönemdeki iddia sahipleri  diyorlar ki;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>&#8220;<em>Türkiye 1997 yılını geride bırakırken, çok  yönlü sıkıntılarla, krizlerle karşı karşıyadır. Bunlardan en önemlisi,  dış politikada arka arkaya yaşadığımız mağlubiyetler,  başarısızlıklardır. &#8220;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Sorarım sizlere, aynı hezimetler, adına &#8220;sıfır sorun&#8221;, &#8220;kazan kazan&#8221;,  &#8220;ezber bozma&#8221;, &#8220;sorunları aşma&#8221; gibi sloganlar eşliğinde 2010&#8242;lu  yıllarda çok  daha ağır şekliyle yaşanmıyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Yine bu önergede; <em>&#8220;Türkiye bu alanda bir  maceraya sürükleniyor. Bu coğrafyada yaşayan her ülkenin realize etmesi  gereken çok yönlü politikalardan tecrit edilerek, onun avantajlarından,  manevra imkânlarından mahrum bırakılarak, mecburî bir adrese  yönlendiriliyor.&#8221;</em> denilmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, ülkemiz maalesef şimdi de küresel gelişmelerin taşeronluğuna  mahkûm edilerek, tam bir maceranın ve tahribatın etkisi altında değil  midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Her kıtada kapı kapı gezilerek yapılan ziyaretler çok yönlü  politikanın eseri midir, yoksa küresel gücün bu coğrafyalardaki  mihmandarlığına soyunmak mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Yine, önerge sahipleri yıllar öncesinden diyor ki; <em>&#8220;gelinen  nokta; Türkiye&#8217;yi ekonomik, siyasî, sosyal ve kültürel alanlarda güç  dengelerinin tesisinde, silah araç ve gereçlerinin temininde, terörle  yaptığı mücadelede bağımlı bir duruma sokuyor.&#8221;</em></p>
<p style="text-align: justify;">Peki, bugün karşımızdaki gerçek de böyle değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;">AKP Türkiye&#8217;sinde terörizmle mücadele yabancıların insiyatifine ve  icazetine mahkûm edilmemiş midir?</p>
<p style="text-align: justify;">Vaşington&#8217;un iki dudağı arasına sıkıştırılıp bırakılmamış mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Ve önerge sahipleri devamla; <em>&#8220;böylece, Türkiye&#8217;nin, dünyanın bu  en hassas bölgesinde inisiyatif kullanamaz, politika oluşturamaz, hak ve  menfaatlerini koruyamaz hale düşürüldüğünü&#8221;</em> de söylemekte, &#8220;yeni  kazanımların bir yana, eskilerinin de kaybedildiğinden&#8221;  bahsetmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki bundan on üç sene önce bu doğru tespiti yapanlar, bu tespitlerin  başını çekenler bugün nerelerdedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Fikirleri ve fikri namuslarını nereye bırakmışlardır?</p>
<p style="text-align: justify;">Bugünkü kilitlenmiş ilişkileri, tek taraflı tavizleri, ağır  teslimiyetleri ve boyun eğmişlik halini nasıl yorumlamaktadırlar?</p>
<p style="text-align: justify;">O günlerde alçalma ve bağımlılık olarak gördükleri bu ilişkilerin  beterini bugün nasıl sineye çekmektedirler?</p>
<p style="text-align: justify;">Bilinmelidir ki, böylesi bir suskunluk ancak tutsak zihniyetlerin  inatla sürdürebilecekleri bir zillet halidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Tarihin acımasız çöplüğü, başardık derken yıkılan, alkışlanırken  çöken, takdir edilirken çözülen, tebrik edilirken teslim olan alçalmış  yöneticilerin, çaresiz ülkelerin ve talihsiz toplumların düştükleri  tuzaklarla doludur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda çok uzaklara gitmeden, hiç değilse, aziz ceddimizin eseri  olan Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış dönemlerine bakarak, bu dönemlerde  yöneticilerle yabancı ülkelerin ilişkilerini inceleyerek, düşülen  zafiyetleri görerek ibret almak ve ders çıkarmak lazımdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Yeryüzü, kendilerine hakimiyet ve etki alanı oluşturmuş yüzlerce  devletin sınırlarını tescil ettirerek parsellediği büyük bir  coğrafyadır. Ve sahipsiz alan yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki ülkelerin siyasi sınırlarının binlerce yıldır değişiyor  olması bugünkü sınırların da kalıcı olamayacağını, bunları korumasını  beceremeyenlerin bu süreçten mutlaka zararla çıkacağını göstermektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dün olduğu gibi bugün de dünya, kendisine tanınmış kaynakları ve  alanı yeterli görmeyip birbirine üstünlük sağlamaya çalışan mukayeseli  güçlerin mücadele alanıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanlık değerlerinin değişimi ve gelişimi de bu durumu  değiştirmemiş, sadece devletlerin birbirlerine olan güç gösterilerinin  şeklini, yöntemini, dozunu ve unsurlarını çağın gereklerine göre  farklılaştırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Nihai olarak zor kullanma özellikle güçlü ülkeler için hala geçerli  bir son yol olmakla birlikte, genellikle güce başvurmaya ihtiyaç  kalmadan çok kuvvetli bir çekim alanı oluşturarak zayıf yönetimleri  yörüngeye oturtmak ve yararlanmak, çağımızın küresel projeleri haline  gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hatta ele geçirilemeyeceği anlaşılan yönetimlerin, &#8220;demokrasi  getirme, turuncu devrim, özgürlük götürme&#8221; adı altında devrildikleri,  yada ağır ekonomik bağ ve bağlantılara itilerek, borçlandırılarak  denetim altına alındıkları bilinen gerçeklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık dünyaya yön verme iddiasındaki güçler, klasik dönemin başına  buyruk güçleri olmaktan çıkmış, dünyanın neresine ilgi duyuyorlarsa, o  yöreye kolayca ulaşmalarını sağlayacak işbirliğine müsait yönetimler ve  bu dayatmalara katkısı oranında destek vereceği ülkeleri  bulabilmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Stratejik ortaklık diyerek övünülen kavramın, aslında küresel gücün  dayatmaları ile bir bölgede yürütülen &#8220;stratejik eskort&#8221; hizmetleri;  müttefikliğin ise anlam değiştirerek, bir coğrafyada yabancı güçlerin  çıkarlarının acentalığına talip olunan &#8220;küresel taşeronluk&#8221;tan başka bir  anlam ifade etmediği ortadadır. AKP hükümeti de işte bu görevi ifa etmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve elbette ki dünya üzerinde gözü olan ve hayati çıkarları bulunan  küresel güçler, bu niyetlerini maskeleyecek kavramlar da icat edecek,  kıtaları tanzim edecek projeler uyduracak, eş başkanlar ilan edilip  tıpışlanacak, her teslimiyet ayakta alkışlanıp, ödüllerle sırtlar  sıvazlanacaktır. AKP  zihniyetinin de sık sık övündüğü hal maalesef budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu duruma müstehak olmuş bir hükümet, iflas ettim, mahkum hale  geldim, teslim oldum, açmaza düştüm demeyeceğine göre; her teslimiyeti  zafer, her tavizi başarı olarak sunmak mecburiyetinde kalacaktır. AKP kadrolarının maskelemeye  çalıştıkları ise tamamen bunlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu küresel türbülansa düşmüş ve meşruiyetini bu ilişkilere mahkum  etmiş böyle bir yönetim için, dünyanın neresine giderse gitsin, ne  yaparsa yapsın icraatları küresel projelerin kılavuzluğundan başka bir  anlam taşımayacaktır. Başbakan  Erdoğan&#8217;ın iftihar ederek yaptığı zulmün eşbaşkanlığı da bu anlamdadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve elbette ki bu stratejik darboğaza girmiş bir aciz yönetici için,  iç kamuoyunu oyalayacak sahte kahramanlıklara da ihtiyaç olacaktır.  Maksadı etkilemeyen, küresel çıkarlara ters düşmeyecek dozda kuru  gürültüler çıkartarak, hamaset ile toplum aldatılmak istenecektir. Başbakan&#8217;ın &#8220;van minut&#8221; uyarısı da,  &#8220;muz cumhuriyeti değiliz&#8221; açıklamaları da bu kapsamdadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Böylesi bir teslimiyete bilerek veya bilmeden bir kez olsun  sürüklenmiş bir hükümetin düştüğü girdabın çekiminden kurtulmasının,  kendi başkentinden dünyaya bakabilmesinin ve bağımsız karar  verebilmesinin şartları tamamen ortadan kalkmış demektir. AKP iktidarının dış politikada  yaşadığı derin açmaz buradadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ellerine böylesine müsait bir taşeron geçirmiş olanlar ise bu fırsatı  kaçırmak istemeyecekler, ödüllendirerek, madalyalar takarak, cübbeler  giydirerek, fahri ünvanlar vererek, övgüler dizerek işbirlikçilerini  avuçlarında tutacaklardır. Başbakan  Erdoğan&#8217;ın düştüğü durum tam da bundan ibarettir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu derece dışarıya mahkûm hale gelmiş, küresel destekle yoğun bakım  şartlarına girmiş bir ülke ve hükümeti için dışarıya hizmetten,  başkalarını memnun etmekten gayri bir çıkış yolu kalmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Onlarla görünmek, aynı karede yer almak, el sıkışmak, poz vermek  varlıklarını sürdürmek için tek sığınak kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve ne üzücüdür ki, AKP zihniyetinin ve yönetim kadrolarının içine  düştükleri ruhi bunalımın teşhisi de bu gerçeklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bütün bu tespitlerin ışığı  altında baktığımızda,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Irak&#8217;ta Mehmetçiğe çuval geçirilirken,  polislerimiz şehit edilirken hükümetin neden hareketsiz kaldığı daha iyi  anlaşılacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Yıllardır yeri ve adresi bilinmesine rağmen terör  yuvalarına hangi gerekçeyle harekat yapılmadığı daha berrak ortaya  çıkacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve hatta son olarak, geçtiğimiz hafta Türklerle Araplar <strong>&#8220;etle-tırnak&#8221;</strong> gibi derken, milyonlarca Müslüman Arap kardeşimizin Irak&#8217;ta yaşadığı  zulme eşbaşkanlık yapmakta, Başbakan Erdoğan&#8217;ın neden hala devam  ettiğini anlamak ve bu  oyunların arkasındaki gerçekleri anlamlandırmak, baştan beri yaptığımız  açıklamaların ışığında yorumlanırsa ziyadesiyle  mümkün olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bugün Türkiye, AKP ile dünyanın neresine ilgi gösteriyorsa, neresi  ile bir ilişki kuruyorsa biliniz ki Okyanus ötesinin projelerine mahkum  hale gelmiş olmanın kaçınılmaz sonuçlarını yerine getiriyor ve hizmet  ediyor demektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ilişkilerin hiç birinde Başkent Ankara vizyonu ve derinliği  yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Haysiyetli münasebetler, onurlu duruş, milleti temsil yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">Yabancı başkentlerle örtüşen küresel projelerin, yerel coğrafyalarda  kargo hizmeti yürütülmeye çalışılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İran&#8217;la münasebetler, Suriye ile ilişkilerimizin değişmesi, Kafkasya  ve Avrasya politikalarımız, Ortadoğu ve Irak münasebetlerimiz gibi  sayısız alan maalesef ki enerjisini ve vizyonunu Ankara&#8217;dan değil, başka  başkentlerden almaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki bu ilişkilerin hiç mi ülkemize bir katkısı olmayacaktır? Elbette  ki bunu söylemek mümkün değildir. Bu küresel pastadan taşeronlara da  düşecek birkaç lokma olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bilinmelidir ki, bütün bozuk saatler de günde iki defa doğruyu  gösterirler.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunlar işin doğru olduğunun ve doğruya yöneldiğinin işaretleri  olamazlar. Bu ilişkilerden ecdadımızın hedefi olan küresel hak ve  hakkaniyet felsefesi asla doğmaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Olsa olsa bugün AKP&#8217;nin yaptığı gibi insanlığı tanzim etmeye çalışan  bir zorba gücün sağdıçlığı olur, hizmetkârlığı olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Arkadaşlarım,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bildiğiniz gibi ecdadımızın katillikle suçlandığı küresel bir  kampanya sözde Ermeni soykırım iddiaları adıyla yıllardan beri ısrarla  sürdürülmekte ve gündemde tutulmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülkeler içinde en ilginç olanı, her sene aynı dönemlerde konuyu  gündeme taşıyarak Türkiye&#8217;yi sıkıştırmaya çalışan, taviz vermesine  uğraşan Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin tutumudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu ülke ne iddiaları kabul etmekte, ne de reddedip gündemden  düşürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Her yıl Nisan ayında oluşturulan bir baskı ortamı ile Türkiye  üzerinde oyunlar oynanmak istenmekte; verilecek yeni tavizler için,  sunulacak yeni talep listeleri için hükümetin sıkıştığı alan  kullanılmaya çalışılmaktadır. Durum bundan ibarettir.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim bu yıl da böyle olmuş, geçen yıllardakinin bir benzeri  tekrarlanarak sözde Ermeni soykırım iddiaları ABD Temsilciler Meclisi  Dış İlişkiler Komisyonunda kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP hükümeti de, büyükelçimizi geri çekerek karara tepki  göstereceğine dair kuvvetli işaretler vermişse de, aradan geçen birkaç  haftalık sürede hükümetin gerçek yüzü görünmüş ve yelkenler suya  indirilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Madem ki Başbakan Erdoğan, ABD&#8217;ye gitme kararı almıştır, büyük  elçimiz geri dönmektedir, buradan sormak ve cevabını öğrenmek lazımdır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>&#8220;Son yapılan oylamayı &#8220;komedi&#8221; olarak tanımlayan  bu ülkenin Başbakan&#8217;ı değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Sözde soykırım iddialarının ABD Temsilciler  Meclisi&#8217;nde yapılan oylamasını; &#8220;rezalet&#8221; olarak değerlendiren, umarım  ABD-Türkiye ilişkileri yeni bir sınavdan geçirilmeye kalkışılmaz diyen;  bu hükümetin İçişleri Bakanı değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Ağız birliği etmişçesine &#8220;Türkiye baskılarla karar  vermez&#8221; diyerek sözde dik duracaklarının ilanını yapanlar AKP kadroları  değil midir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Peki, ne olmuştur da, hangi olumlu sonuçlar  alınmıştır da şimdi bunlar söylenmemiş gibi, Başbakan, Amerika Birleşik  Devletlerine ziyaret gerçekleştirmektedir?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Hangi olumlu izlenimler edinilmiştir de geri  çağrılan Büyükelçimiz şimdi geri dönmek durumunda bırakılmıştır?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√ </strong>Hükümet hangi taahhütleri almış, hangi güvencelere  kavuşmuştur da, söylediklerini yalanlamak durumunda kalmaktadır?</p>
<p style="text-align: justify;">Diyelim ki bu yılı bir yolla atlattılar, peki sorarım sizlere gelecek  yıl ve yılların güvencesi ne olacaktır, kim bunların garantisini  verecektir?</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye her yıl iddialar <strong>kabul edildi-edilmedi</strong> kabusları görerek daha fazla ilerleyemez, ABD Başkanı <strong>soykırım  dedi mi demedi mi</strong> tartışmalarıyla her yıl yeni tavizler vererek  daha fazla yol alamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Artık hükümetin, ABD&#8217;nin sözde soykırım iddialarının baskısını  Türkiye üzerinde ustalıkla kullanma siyasetinin tuzağını görmesi  gerekmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konunun sıcak tutulmasından maksat, ABD tarafından lehte yada  aleyhte çözülmesi değil, bir baskı ve dayatma unsuru olarak Türk  diplomasisi ve hatta Ermeniler üzerinden taviz ve dayatmalar zinciri  oluşturulmasıdır. Gerçek budur.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan, bu şartlar altında ABD&#8217;ye gitme kararı verdiğine  göre, bizim bu ziyaretten çıkartacağımız anlamlar şunlardır:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> ABD Parlamentosu bundan böyle sözde soykırım  iddialarını bir daha gündeme getirmeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Başkan Obama geçen sene Ermenicesini dile  getirdiği soykırım tanımından dolayı özür dileyecek, bu yıl benzer  yaklaşım sergilemeyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Bu aşamadan sonra sorunu çözmek üzere tarihçiler  devreye girecek, parlamentoların siyasi karar vermeleri sona erecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Tek taraflı tavizlerle imza altına alınan  Ermenistan&#8217;la yakınlaşma arayışlarında, ABD yönetimi Ermenilerin  iddialarından vazgeçmesini sağlayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakanın ABD&#8217;ye gitmesi, bize göre ancak bu sonuçların alınması  veya vaad edilmiş olması ile mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunların dışında bir sonuç beklentisi ile Vaşington&#8217;a gidilmesi,  ancak yeni bir seviye kaybı, yeni bir küçülme ve alçalma halidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda yeterince sabıkası olan teslimiyetçi zihniyetin bunu  tekrarlamaması kendisinden beklenen bir sonuçtun ve layığı da bu  olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Geçtiğimiz hafta içinde AKP tarafından hazırlanıp topluma dayatılmak  istenen &#8220;AKP Anayasası&#8221; TBMM Başkanlığına önce sunulmuş ve ardından  imzalardaki şaibeler nedeniyle birkaç gün sonra geri çekilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu metin içinde bulunan maddelerin içeriğine ait değerlendirmeler  başka bir tartışmanın konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, Anayasa gibi çok ciddi bir sözleşme metnini sahte  imzalarla sulandıran bir zihniyetin Anayasa değişikliği ile sağlamayı  amaçladığı gelişmeler hakkında ne kadar inandırıcı olabileceği herkesi  düşündürmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;">İmza atan milletvekillerinin bile haberinin olmadığı düzmece  metinlerin, muhalefet tarafından farkına varılmış olması üzerine teklif  dün yeniden ele alınarak Başbakanın da imzasıyla ve ilave iki madde ile  birlikte tekrar Meclis Başkanlığına sunulmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu Cumhuriyet tarihinde eşi görülmemiş bir rezalet olarak kayda  geçecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa gibi önemli bir değişimi hedefleyenlerin ne derece ahlak ve  ilkeden mahrum olduklarını da herkese gösterecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu olay da göstermiştir ki, ne derece güzel değişiklikler  hazırlarsanız hazırlayınız, arkasında bunları uygulayacak erdemli ve  liyakatli kadrolar ile yüksek siyaset ahlakı olmadıkça, sonuç alınması  mümkün olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP zihniyeti daha işin başından çuvallamış ve niyeti konusunda  milletimizde kuşkuları artırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk milletinin temsilcileri olan milletvekillerinin attıkları  imzaların kendi partileri tarafından geçersiz sayılması onlar için tam  bir utanç vesilesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki bu teklifler de, Milliyetçi Hareket Partisi tarafından  ciddiye alınmayacak, üzerinde ayrıca ve ilave bir yorum yapmaya değer  bulunmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Zira bizim Anayasa değişiklikleri konusunda baştan beri tutumumuz  bellidir ve değişmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunları şu başlıklar  halinde şöyle özetlemek mümkündür:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. </strong>Anayasalar toplum sözleşmeleridir. Yalnızca bugün  yaşayanları değil, yarın doğacak kuşakları da etkileyecek, siyasetin ve  zamanın üstünde ve ötesinde metinlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasayı değiştirenlerin siyasetten çekilmiş oldukları dönemlerde  bile ürettikleri anayasalar toplumu yönlendirmeye devam edeceklerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasa hazırlamanın sorumluluğu büyüktür ve milletlerin geleceğinde  hayati öneme haizdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu nedenle toplumu oluşturan herkesin ve her kesimin azami talep ve  beklentilerini önce dinlemek, sonra değerlendirmek ve sonra da karara  varmak esas olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu durumda, uzlaşma arayışları, uzlaşma ahlakı, uzlaşma kültürü,  uzlaşma ortamı ve bunların üzerinde yapılacak ittifak Anayasaların etik  ve toplumsal kaynağı olmak durumundadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mevcut anayasa değişiklik teklifi bu haliyle tam bir AKP anayasasıdır  ve tümüyle dayatmadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Hazırlanma sürecinde ve olgunlaşmasında Milliyetçi Hareket Partisi  ile hiçbir arayış içine girilmemiş, önerilerimiz dikkate alınmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP içinde yandaşların işbirliği ile hazırlanan bir metin son  dakikada karşımıza çıkartılmış ve sözde randevu talep edilerek işbirliği  adı altında onayımız istenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yöntem, her şeyden önce anayasanın maksadının ruhuna aykırı olduğu  gibi, aynı zamanda Milliyetçi Hareketin siyaset ahlakına da aykırıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi Hareket, 22 Temmuz 2007 seçimlerinden itibaren TBMM çatısı  altında bulunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Partimiz, varlığımızı aradan geçen iki buçuk yılda hatırlamayanların,  hatta bizi aşağılayanların şimdi başlarının sıkıştığı yerde çekecekleri  imdat kolu değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi Hareketin hiçbir ferdi kendisini faşist olmakla suçlayan,  kurucu genel başkanının işine gelen sözlerini alçakça istismar eden,  parti amblemimize tabela diyen, bizi kafatasçı olarak suçlayan çürümüş  zihniyetlerin kokularına katlanamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilinmelidir ki, partimiz, oluşumunda katkısının bulunmadığı hiçbir  siyasi fikre veya hazırlığa asla açıktan destek veremez, figüran olamaz  ve birilerinin piyonu haline gelmez.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim siyaset ahlakımızda, muhterem kadrolarımız bedeli ne olursa  olsun bu tür dayatmaları kesinlikle reddeder.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. </strong>Anayasalar, siyasal ve toplumsal huzurun,  barışın, kardeşliğin, uzlaşmanın ve işbirliğinin hiç değilse asgari  düzeyde yaşandığı iklimlerde vücut bulacağı moral değerler ve manevi  atmosferde sağlıklı olarak oluşur ve devam ederler.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim, önceki anayasa değişikliklerinin demokrasi dışı arayışların  akabindeki sanal rahatlıktan beslenerek tutunmaya çalıştığı, bu nedenle  de toplumun gerçeklerle yüzleşmesiyle beraber etkilerini daralttıkları  görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki bir anayasayı TBMM&#8217;deki bir siyasi partinin tek başına  hazırlamış olması da anayasanın sivilleşmesi anlamını taşımayacaktır.  Nitekim 1982 anayasasını da askerlerin seçtiği sivil bir komisyon  hazırlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Burada önemli olan anayasa değişikliklerinin zemin bulacağı ortamın  önce demokratik, sonra toplumsal ve sonra ahlaki zemine  dayandırılmasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;nin bugün yaşadığı ağır sosyal, siyasal, ekonomik ve ahlaki  buhran hepimizin malumudur. Devlet kurumları arasında ağır suçlamalar ve  çatışmalar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yasama, yürütme ve yargı arasında birbirinin görev alanına giren  müdahaleler ve gerilimler mevcuttur. Toplum özellikle hükümet eliyle  etnik tahriklere maruz kalmış, kutuplaşma ve cepheleşme sürecini  yaşamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizin devlet ve millet olarak bu derece kargaşa yaşadığı bir  dönemde sağlıklı bir karara varılması, uzun ömürlü bir sonuca ulaşılması  için asgari huzur ve moral ortamı bulunmamaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi Hareket Partisi, böylesi bir ortamın seçimden sonra  gerçekleşeceği düşüncesindedir. Ve anayasa değişikliğinin 24. Dönem TBMM  iradesine bırakılmasını bu nedenle ısrarla savunmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu konuda kararımız  kesindir. Müzakereye açık değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. </strong>Biz Anayasaların bir dönem sandalye çoğunluğunu  elinde tutan partinin anayasası olarak değil, toplumumuzun tamamının  paylaşacağı ve katılacağı uzlaşma alanları olarak görmekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Anayasaların da kutsal metinler olmadığını, değişebileceklerini  öteden beri söylemekteyiz.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak bizim önerimiz, değişiklik tekliflerinin bir dayatma haline  almadan, TBMM&#8217;de temsil edilen tüm siyasi partilerin ve hatta bütün  sivil toplum örgütlerinin, kurum ve kuruluşların görüş ve katkılarıyla  olgunlaşması yönündedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunun için de tekliflerin TBMM bünyesinde bütün yönleriyle  değerlendirileceği bir uzlaşma komisyonunun kurularak, mutabık kalınan  hususların kamuoyuna anlatılmasını önerdik.</p>
<p style="text-align: justify;">Aksi halde toptancı tutumlar ve paket halinde sunulan öneriler, ne  milletimiz tarafından, ne de yasa koyucularca anlaşılmaktan ve  anlatılmaktan çok uzak kalacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Herkesin başka bir yorum getirdiği böylesi bir muğlak ortamda, velev  ki referanduma gidilse bile milletin neye evet, neye hayır diyeceği  anlatılamayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu itibarla, bu dönemde TBMM&#8217;de bulunan siyasi partiler arasında  kurulacak &#8220;Anayasa Değişiklik Komisyonu&#8221; vasıtasıyla olgunlaştırılıp,  önümüzdeki dönemde de yasalaşması fikrimizi aynen koruyoruz, bu  düşüncemizin şimdi de arkasındayız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4. </strong>Anayasa, adı üzerinde ülkemizdeki bütün  münasebetlerin üzerine şekillendiği temel değerlerin hukuki dayanağıdır.  Bu yönüyle etikten ayrı düşünülmesi söz konusu olmamalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki daha işin başından itibaren hayasızca sürdürülen bir  kampanya ile sözde partimize mensup milletvekillerinin bile Anayasaya  destek vereceklerine dair alçakça şaiyalar yayılmaya çalışılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kapı kapı gezen bazı zavallılar ise Milliyetçi Hareket Partisi&#8217;ne  gönül vermiş milyonları etkileyeceklerini düşünmektedirler.</p>
<p style="text-align: justify;">İşin yalnızca bu yönü bile AKP ve bir avuç işbirlikçisi dışında  Anayasanın geçmeyeceğine dair bir panik içine girdiklerini, derin  korkular yaşadıklarını şimdiden göstermesi bakımından ibret vericidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kendi milletvekillerini iknada başarılı olamayanlar, kendi  aralarındaki insanları ikna edemeyenler şimdi başka mecralarda şansını  boş yere deneme arayışındadırlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Buradan inanarak tekrarlıyorum ki, Milliyetçi  Hareketin hiçbir mensubu, aziz milletimizin helal süt emmiş hiçbir  ferdi;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Habur&#8217;da terörist karşılarken ve kucaklarken  gördüğü,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Başımıza çuval geçirilirken suskunluğuna şahit  olduğu,</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>√</strong> Katile sayın, şehide kelle diyen bir zihniyetin  yanında kesinlikle yer almayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Erdoğan&#8217;ın önce <strong>başbakan</strong>, sonra <strong>eşbaşkan</strong>,  şimdi ise <strong>başyargıç </strong>olma hezeyanlarına, bu dünyada  hesaptan kurtulma arayışlarına asla ve asla destek olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">AKP iktidarının birbiriyle uyumsuz çarpık politikaları, karanlık ve  sisli bir ekonomik ortamdan silkinip ayağa kalkmanın yollarını arayan  ülkemizin önündeki en büyük engel olarak karşımızdadır.</p>
<p style="text-align: justify;">2009 yılına ait büyüme verilerinden sonra da böyle bir manzarayla  karşılaşılmış, anlamsız bir sevinçle AKP hükümeti yine gerçekleri  saptırmak için kolları sıvamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim için elbette derin bir resesyondan teorik de olsa çıkılması  önemlidir ve en azından ekonominin belini doğrultabilmesi için bu  gereklidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak, biz meseleyi büyüme oranının yalnızca sayısal boyutuyla ele  almayız ve ‘her şey düzeldi&#8217; aceleciliği ve aldatmasıyla asla  yaklaşmayız.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu olsa olsa, AKP&#8217;ye yakışan ve siyasi meşrebine uyan bir davranış  olacaktır. Ve nitekim öyle de olmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçülmenin dehlizinde uzunca bir süredir çırpınan Türkiye ekonomisi;  kriz dalgalarıyla savrulmuş, tahrip olmuş ve ağır bir darbe almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmadan büyümedeki gelişmelere  baktığımızda, ekonominin tam dört çeyrek dönem boyunca yerlerde  süründüğünü açıklıkla söylememiz mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu manzara, krizin ölümcül bir darbe indirdiğini bizlere kanıtlamış,  Türkiye bu anormal süreçte fakirleşmiş, geliri azalmış ve ekonomisi  dağılma noktasına gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ortaya çıkan bu olumsuz tablonun hiçbir yerinde, krizin teğet  geçtiğine dair bir emare yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;">‘Bize bir şey olmaz&#8217; diyerek yaygara koparan ve aczini perdelemeye  çalışan Başbakan Erdoğan&#8217;ı haklı çıkaracak en ufak bir kanıt söz konusu  değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kriz, AKP&#8217;yle birlikte savunma hattı çökmüş ve bütün önleyici  mekanizmaları paslanmış ve çürümüş ekonomik sistemi işlemez bir hale  getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu gerçeği fark edemeyecek kadar gözleri kararmış olan Başbakan  Erdoğan, 2009 yılı dördüncü çeyrekteki yüzde 6&#8242;lık büyümeyi de  iddialarına dayanak yapmış ve gelecekte Türkiye&#8217;nin dünyada ilk on  ekonomiden birisi olacağı zırvasını tekrarlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yedi yılı aşan hükümet etme döneminde, taş üstüne taş koymadan,  temelsiz ve haddini aşan hedeflerle akılları karıştırmaya uğraşan  Başbakan Erdoğan&#8217;ın, Türkiye ekonomisini gelişmiş ülkeler klasmanına  nasıl sokacağını da zahmet edip açıklamasında yarar vardır.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP hükümetinin, yalan ve dolanla doğruları eğip büktüğü, gelişmeden  ve zenginleşmeden hiç utanmadan bahsettiği bir süreçte, Başbakan  Erdoğan&#8217;ın nasıl bir ruh halinin içinde olduğu sözlerinden ve  yaklaşımlarından gayet net bir biçimde anlaşılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Şayet dünyada ilk on ülke arasında olacaksak, bu asla büyüyen ve  kalkınan bir ekonomiden dolayı olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Olsa olsa ülke olarak, bu siyasi zihniyetin yol göstericiliğinde  işsizlikte en ön sıralarda yer alırız ve yoksullukta birçok Afrika  ülkesiyle rekabet ederiz. Bundan başka bir durumun görülmesi mümkün  olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Her alanda olduğu gibi, ekonomiyi de uluslar arası gelişmelerin  kıskacına hapseden AKP hükümetinin, vatandaşlarımızın yaşadığı  sıkıntıları dikkate alması ve buna göre bir politika geliştirmesi şu  haliyle çok zor görülmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Gündemin ana meselelerini ört bas etmek maksadıyla, kutuplaşmanın  soğuk sularında gemisini yüzdürmeye çalışan iktidar partisinin;  İzmitlinin sorunlarını umursadığını, Sakaryalının dertlerini  önemsediğini, Zonguldaklının hayal kırıklıklarını dikkate aldığını ileri  sürmek imkân dâhilinde değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ve Başbakan Erdoğan, Türkiye ekonomisinin gelişmiş ilk on ülke  arasında yer alacağıyla ilgili fantastik hayaller kuracağına, yakın bir  zamanda nasıl hesap vereceğini düşünmesi kendisi açısından daha faydalı  olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Elbette Türkiye girdiği bu ekonomik bunalımdan çıkacaktır ve bunun  için gerekli her türlü hazırlığımızın olduğu iyi bilinmelidir. Ancak o  gün geldiğinde, ki bu çok yakındır, Türkiye&#8217;nin Recep Tayyip Erdoğan ve  AKP gibi bir derdi ve gündemi kalmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu yolsuzluk şebekesi adalet önünde hesap verirken, Türkiye ve Türk  milleti mutlaka daha emin ve kararlı bir şekilde tarihi yolculuğuna  devam edecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muhterem Arkadaşlarım,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">AKP kadrolarının, büyüme rakamlarına bakarak neredeyse sevinç  çığlıkları attığı ve &#8220;krizden en az etkilendiğimizin ispatıdır&#8221;  mealindeki açıklamaları, ekonomideki bu kadar tahribata ve zincirleme  facialara rağmen gerekli dersleri çıkaramadıklarını göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">2009 yılı son çeyrek büyümesi yüzde 6 düzeyinde gerçekleşmiş, ancak  yılın tümünde ekonomi yüzde 4,7 oranında küçülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Derin bir durgunluk sürecinin ilelebet devam etmesi mümkün değildir  ve bir aşamadan sonra dibe oturan ekonominin yukarı doğru tırmanması  eşyanın tabiatı gereğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kaldı ki, sürekli küçülen ya da hiç büyümeyen bir ekonomiye en  azından bu zamana kadar rastlanılmış değildir. Baz etkisi doğal olarak  kendisini büyüme sürecinde de gösterecektir ve bunun 2010 yılının ilk  çeyreğinde daha fazla hissedilmesi şaşırtıcı olmayacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bunu kısmen anlayan iktidar mensupları, kendi marifetleri olacakmış  gibi, şimdi de çift haneli büyüme oranlarından bahsetmeye  başlamışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Geride bıraktığımız yılın son döneminde görülen büyümenin, AKP  iktidarı tarafından haddinden fazla abartıldığı ve yersiz bir umuda  neden olduğu açıktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Nitekim 2009 yılının tamamı açısından bir değerlendirme yaptığımızda,  milli gelirin içinde çok önemli bir yeri olan özel tüketimin yüzde 2,3  azaldığı görülmektedir. Bu sonuç, vatandaşlarımızın yeterli gelirleri  olmadığını açıklıkla kanıtlamış, iç talebin ise düştüğü yerden hala  kalkamadığını anlaşılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsanımızın cebinde harcayacak parası olmadan, ekonomideki büyümenin  kime ne faydası olacaktır?</p>
<p style="text-align: justify;">Bizim için düşündürücü olan diğer bir husus ise, yatırımlar konusu  olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">İşsizliğin azalmasında olmazsa olmaz bir fonksiyonu bulunan  yatırımlar 2009 yılında yüzde 19,2 küçülmüştür. Yüzde 6&#8242;lık büyümenin  gerçekleştiği son çeyrekte bile, yatırımlardaki gerileme yüzde 4,7&#8242;dir.</p>
<p style="text-align: justify;">Peki, bu ortamda milyonlarca işsiz kardeşimin yüzü nasıl gülecektir?  Mağdur hale gelen bu kardeşlerimiz, ne yiyecek, ne içecektir?</p>
<p style="text-align: justify;">Başlıca merakımız da, Başbakan Erdoğan&#8217;ın bunları aklına getirip  getirmediğiyle ilgilidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yatırım yapılmadan, fabrikalar çalışmadan, iş makineleri faaliyete  geçmeden, işsizlerimiz hayata nasıl tutunacaktır? Çocuklarının umutları  nasıl yeşerecektir?</p>
<p style="text-align: justify;">Yoksul düşmüş işsizlerimiz kiralarını nasıl ödeyeceklerdir?  Mutfaklarında sıcak aş nasıl kaynayacaktır?</p>
<p style="text-align: justify;">Ekonomik büyümeden dolayı ümitlenen Başbakan Erdoğan ve yandaşlarının  bu sorulara verecekleri bir cevapları var mıdır?</p>
<p style="text-align: justify;">Değerli arkadaşlarım, elbette bu omurgasız ve köksüz siyasi  zihniyetin bu sorulara vereceği bir cevabı yoktur, olamaz da. Çünkü  işsizlik AKP&#8217;nin eseridir, yoksulluk bu iktidarın sonucudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Takdir edersiziniz ki, içinde bulunduğumuz yıl içinde küresel  ekonomi, yaşadığı tramvaya rağmen büyüyecektir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ancak yakalayacağımız büyüme temposunun gelişmekte olan ülkeler  ortalamasının gerisinde kalacağı da bir vakıadır. Üretim artmadan, yeni,  yatırımlar yapılmadan aksini düşünmek zaten mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Büyümeye etki yapacak alanlar olan; otomotiv sektörü, ihracat ve iç  satış hacminde bir kıpırdanma vardır, ancak bu kriz öncesinin hala çok  altındadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu kapsamda, iç ve dış talebin hastalığı düzelmeden, büyümenin de bir  sonuç doğurması mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle Avrupa ülkelerinde, gözle görülür bir düzelme yaşanmadan,  ekonomimizin sağlıklı bir yapıya kavuşması çok zor olacaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;nin sahip olduğu büyüme modelinin, genellikle uluslar arası  ticari ortaklara bağlı olduğu göz önüne alındığında, dışarıda  oluşabilecek bir gerilimin büyümede tekrar ciddi bir sıkıntıyı ortaya  çıkarabileceği ortadadır.</p>
<p style="text-align: justify;">Küresel alandaki krize karşı dengeli ve korunaklı bir alan oluşturmuş  olan başta Çin ve Hindistan gibi ülkeler, gerçekçi büyüme ve kalkınma  stratejileriyle, kriz şartlarında bile yüksek büyüme rakamlarına  ulaşabilmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">İç tasarruflarını hareket geçiren ve iç pazarlarını baz alarak  kendilerini krizden koruyan bu ülkelerin, kriz sürecinden çok  etkilenmemeleri dikkate değerdir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bize göre, Türkiye&#8217;nin hali hazırdaki büyüme modeli, ekonominin  istikrarsız olmasında temel nedenlerden birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP hükümeti ekonomi politikalarını dış kaynaklara dayalı, sıcak  paraya bağımlı olarak kurgulamış ve bunun da acı sonuçlarına  vatandaşlarımız katlanmak zorunda kalmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Türkiye&#8217;nin ne eksiği vardır? Mesela neden Güney Kore&#8217;nin,  Malezya&#8217;nın, Çin&#8217;in ya da Hindistan&#8217;ın ekonomik performansını  gösterememektedir?</p>
<p style="text-align: justify;">Uzakdoğu&#8217;nun birçok ülkesi, yıllık yüzde 8 ila 10 arasındaki büyümeyi  yakalamışken, ülkemiz her şeye sahip olduğu halde, neden bunu  başaramamaktadır?</p>
<p style="text-align: justify;">Ekonomiyi önceliğine alması gerekirken, siyasi ve ideolojik temelli  kavga ve gerilimlerle kendisine verilen süreyi heba eden AKP zihniyeti,  önce bunları düşünmeli ve sağlıklı ve iş üreten sürdürülebilir bir  büyümenin arayışında olmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Üretim tekniklerinden, ticaret anlayışına, iş disiplininden  verimliliğin ortaya çıkma şartlarına kadar her şeyin yeniden düşünülmesi  ve yeni baştan ele alınması artık bir mecburiyet halini almıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, Türkiye bu konularda kararlılık gösterecek siyasi bir  iktidardan mahrumdur ve AKP hükümeti dar ve kısır gündemiyle ülkemizin  yarınlarını beka düzeyinde tehlikeye atmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">AKP&#8217;yle birlikte Türkiye maalesef; ekonomide küçülmüş, siyasette  çatışmış, dış politikada teslim olmuş, sanatta açılmış, sağlıkta  saçılmış, kültürde bozulmuş bir görünüm kazanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemiz ekonomisinde önemli bir yeri olan meyve üreticiliğinin son  yıllarda, AKP&#8217;nin uygulamalarıyla sıkıntılı bir dönemden geçtiği  hepinizin malumudur. Bu da yetmezmiş gibi, tabiat şartlarından  kaynaklanan bazı olumsuzluklar da meyve üreticisi kardeşlerimizi çok  zora sokmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Özellikle Malatya&#8217;daki kayısı üreticilerimizin karşı karşıya kaldığı  don, dolu ve rüzgâr verimin ve kalitenin düşmesinde çok etkili olmuştur.  Cenab-ı Allah&#8217;ın takdiri olan bu afetlerin engellenmesi elbette mümkün  değildir. Bunun farkındayız.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, ortaya çıkan zararın telafisi mümkündür ve bu da öncelikle  hükümetin konusudur.</p>
<p style="text-align: justify;">Doğal afetlerin etkilediği kayısı üreticilerimizin zararları çok  fazladır. Beklentimiz AKP hükümetinin, Malatyalı kayısı üreticisi  kardeşlerimizin artan sorunları için bir an önce harekete geçmesi ve  tarım sigortalarıyla ilgili sorun olan bazı hususları yeniden gözden  geçirmesidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Kayısı üreticisi vatandaşlarımız, anayasa değişikliğine odaklanmış  AKP hükümetinin destek ve ilgisini beklemektedir. Ürünü dalında kalmış  kardeşlerimizin dertleri kuru sıkı demokrasi nutuklarıyla çözülmemekte,  anayasa üzerinden yürütülen propagandayla bitmemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi Hareket Partisi kayısı üretici kardeşlerimizin yanı sıra,  tüm meyve üreticilerinin yanında olmaya devam edecek ve sorunlarını  açıklıkla dile getirecektir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Değerli Arkadaşlarım, </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Çalışmadan kaynaklanan haklarını alabilmek için, onurluca mücadele  eden Tekel işçilerimiz, geçtiğimiz hafta AKP hükümetinin gazabına  uğramışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Kazanılmış haklarını aramak için Başkentimize tekrar dönen işçi  kardeşlerimize yönelik şiddet uygulamalarını makul karşılamak asla  mümkün değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan Erdoğan ve partisinin demokrasi ve özgürlük anlayışı; cop  olmuş, biber gazı olmuş ve Tekel işçilerimizin üzerine yağmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ortaya çıkan çirkin manzaraları hiçbir işçimiz hak etmemiş ve herkes  bu iktidarın gerçek yüzünü bir kez daha görmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;">Partimiz otokrat ve tahammülsüz AKP iktidarının bu davranışını  kınamakta, artık bir kangren halini alan Tekel işçilerimizin  meselelerinin bir an önce çözülmesini beklemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Konuşmama son vermeden önce  bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum; Türkiye, geçtiğimiz  hafta, yıllardır partisinin arka bahçesinde cirit atan soyguncular ve  zekatlarımızı çalan şebekeler için suskun kalan Başbakan&#8217;ın nihayet  kıpırdanmasına şahit olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">İnanç soyguncuları için ilk kez bir değerlendirme yapmaya yeltenmiş  ve onlara hitaben &#8220;yatacağı yeri yok&#8221; demiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu açıklama Başbakan Erdoğan&#8217;ın hidayete erme noktasında aşama  kaydettiğini göstermesi bakımından dikkat çekici olmuştur. Ancak yeterli  değildir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ne var ki, ben de başbakana, bunca haram malın, yetim hakkının, kul  hakkının, yoksulluğun ve tahribatın, teslimiyetin hesabını vermeden  peşini bırakmayacağımızı açıklamak istiyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Başbakan ve ekibi bilmelidir ki; bu yaptıkları karşısında &#8220;yatacağı  yer de yoktur, kaçacağı delik de yoktur&#8221;.</p>
<p style="text-align: justify;">Milliyetçi Hareketin nefesi ensesinde, mazlumların iki eli  yakasındadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>etikhaber.com</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>[/private]</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basbugtv.com/mhp/devlet-bahceli/bahceli-helal-sut-emen-akpye-destek-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

